• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
14 Mayıs, Cumartesi


Erdoğan'dan zirvede Minsk Grubu'na ağır gönderme

Eurasia Diary
A- A A+

İstanbul'daki İİT buluşmasının kapanışında konuşan Cumhurbaşkanı, Dağlık-Karabağ sorununu çözemeyen MINSK üçlüsü ABD, Rusya ve Fransa'yı eleştirdi. İslam ülkelerinden Kosova ve KKTC'nin tanınması için adım atmalarını da istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklar

"İstanbul Zirvesi'ni, adalet ve barış için  birlik ve dayanışma temasıyla düzenledik. Birlik ve dayanışma olmadan adalet ve  barış inşa edilemez. Birlik anlayışımızı, altını çizerek ifade ediyorum, kesrette  vahdet ilkesi üzerine kurmamız gerekiyor. Farklılıklarımızla beraber birlik  olmayı başaramadan Müslümanlar olarak yaşadığımız sıkıntıları aşamayız."

"Barış ve adalet sütunları üzerine yükselen bir  medeniyetin mirasçılarının bugün daha çok iç savaşlar, silahlı çatışmalar, mezhep  taassubu ve terörle anılıyor olması gerçekten üzüntü vericidir. Dikkat edersek,  şu anda, en büyük çektiğimiz sıkıntı nedir? Burada 3 ana başlık görüyoruz.  Bunlardan bir tanesi, mezhepçiliktir. Bir diğeri ırkçılıktır, bir diğeri de  terördür. İslam dünyasının içinde olduğu bu mezhepçilik tahribatını ki bu bir  fitnedir de aynı zamanda, ırkçılık tahribatını bu da bir başka fitnedir, bir  diğer tarafta da terör olayı, bunlar bizi ciddi manada zayıflatmakta ve kan  kaybına neden olmaktadır."

"Biz mezhepçilik noktasında ne Şii dinindeniz  ne Sünni dinindeniz, o başka bir şey. Bizim tek dinimiz var; İslam. Ben  Müslümanım. Diğerleri birer yol olabilir ona saygı da duyarız ama İslamı asla  tartıştırmayız. Yeni yeni yollar aranması gibi bu tür fitne unsurlarının  içerisine giremeyiz, oralarda rol alamayız."

"Şu anda terör belasının insanlık bedelini  ödüyor. İşte kendi ülkemizde yaklaşık 35 yıldır biz terörle mücadele ediyoruz. Ve  kaybettiğimiz insan sayısı ortada, maddi bedel ortada ama bu ne yaptı? Kendi  içinden yeni terör örgütleri doğurdu. PKK'nın içinden doğan terör örgütlerinden  bir tanesi PYD'dir, bir diğeri YPG'dir. Bakın şimdi Rusya açıklama yapıyor, 'Evet  biz PYD'yi silahlandırıyoruz' diyor. Bu gerçekler ortada ve Moskova'da  kendilerine ofis açtırıyor. Kimlerin terör örgütlerinin yanında yer aldığı artık  gizlenmiyor, açık net ortada"

"İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler  olarak, ayrım yapmadan tüm terör örgütleriyle, dinimizi istismar eden tüm cinayet  şebekeleriyle mücadele etme konusunda mutabık kaldık. Türkiye olarak gündeme  getirdiğimiz İstanbul'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Polis İşbirliği ve  Koordinasyon Merkezinin kurulması önerimizin kabul görmesinden memnuniyet  duyuyoruz, hayırlı olsun diyorum."

"Kızılaylarımızın ortak bir çatı etrafında  buluşarak, dünyanın en etkili yardım kuruluşu haline dönüşmesi gerektiği  görüşümüzü ifade ettik. Şu anda 56 İslam ülkesinin olduğu İİT'nin ortak bir  Kızılayı yok. Her ülkenin kendine has Kızılay veya farklı isimler altında bu tür  kuruluşları var. Ama diyorum ki niçin böyle bir yardım kuruluşunu İİT ortak bir  kuruluş haline getirmesin. Bu ortak kuruluş haline gelirse inanıyorum ki herhangi  bir İslam veya gayrimüslim hangi ülkede olursa olsun elini uzattığı zaman çok  daha güçlü uzatacaktır, yardım eli oralara daha güçlü gidecektir diye  düşünüyorum."

"Müslümanların azınlık olarak yaşadıkları  yerlerde etkisi hissedilen İslamofobi, baskı, şiddet ve diğer tüm olumsuzlukların  önüne geçilebilmesi için İslam ülkelerinin hep birlikte hareket etmesi  şarttır."

"Zulüm olduğu müddetçe, adalete inanan, onu  tesis etmek için var gücüyle çalışan adalet savunucuları da olacaktır, bundan hiç  endişeniz olmasın. İstanbul Zirvesi'yle sadece Müslümanlara değil, tüm dünyaya  adalet ve barışın tesisi noktasında çok önemli bir mesaj verdiğimize  inanıyorum."

MİNSK ÜÇLÜSÜNE AĞIR GÖNDERME

"Azerbaycanlı kardeşlerimizin, uzun yıllardır  Ermeni işgalinde bulunan ve yaklaşık 25 yıldır, Birleşmiş Milletler'in  Azerbaycanlı kardeşlerimizin lehinde vermiş olduğu karara rağmen, kurulan Minsk  Üçlüsü'yle, Amerika, Rusya, Fransa, 25 yıldır çözüme kavuşturulamayan Karabağ  meselesini ki Karabağ'da verdikleri mücadeleyi desteklediğimizi tekraren ifade  ediyorum ama bu Minsk Üçlüsü'nün bunu sonuçlandırmamasını ben anlayamıyorum."

"Müslümanların meselesini niçin Müslüman  olmayanlara havale ediyoruz ki? Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi  lazım. İİT bunları çözsün. Açık ve samimi söylüyorum; bundan dolayı bizim için  birçok karalamalar yapılabilir. İslam ülkelerinde olanlara dikkat edin. Birliğe,  beraberliğe, barışa, sonuca ulaşan hiçbir ülke yok. Yapılan ne biliyor musunuz? O  ülkede petrol var mı, var. Zenginlikler var mı, var. Onun üzerine gidilmektedir.  İşte bugün Irak'ta petrol varlığının yüzde 80'ini Irak'a müdahale edenler şu anda  paylaşmaktadır. Yüzde 20'si Irak'a kalmıştır. Iraklılar da bunu kendi aralarında  görüyorsunuz, paylaşamamaktadır."

"İslam dünyasının ortak sorunlarına ve çözüm  yollarına değindiğimiz İstanbul Bildirgesi de bugün katılımcıların dikkatine  sunulmuştur. Bu bildirgeyle farklılıklarımızın bilincinde olarak, birliğimizi,  beraberliğimizi güçlendirme kararlılığımızı net bir şekilde ortaya koyduk. Artan  terör tehdidi karşısında, terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmadan  tamamıyla mücadele etme hedefimizi İstanbul Deklarasyonu olarak tüm dünyaya ilan  ettik. Ben 13. İslam Zirvesi'nin bilhassa içinden geçtiğimiz sancılı süreçte,  alınan kararlar ve sergilenen ortak duruş itibarıyla tarihi öneme sahip olduğuna  inanıyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde İslam ülkeleri olarak el ele vererek  çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

Milliyet