• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
20 Ocak, Cuma


Prof. Dr. Ata Atun - Cenevre’de neyi kazandık - Özel

Uzman görüşü

A- A A+

Türkiye günümüzde her yönden saldırı altına sokuldu bile bile ve bilinçli bir şekilde.

Türk parası saldırı altındadır.

Türk ekonomisi saldırı altındadır.

Türkiye’nin iç güvenliği saldırı altındadır.

Türk turizmi saldırı altındadır.

Türkiye’nin güney hudutları saldırı altındadır.

Kıbrıs konusu bu saldırılar furyasında Türkiye’ye unutturulmaya çalışılıyor, buna ilaveten havuç gibi de ortaya konmuş. BM Kıbrıs konusunda bilinçli olarak Türklerin aleyhine bir oyun tezgâhladı ve başarı ile Cenevre de uygulamaya koydu bu oyununu.

BM müktesebatına göre tüm başlıklarda anlaşıldıktan sonra harita masaya konacaktı. Eroğlu-Hristofyas ve Eroğlu-Anastasiadis görüşmelerinde bu kurala ve bu mutabakata sıkı sıkıya sadık kalındı. Bırakın haritayı III. Cumhurbaşkanı Eroğlu döneminde toprak bile konuşulmadı. Eroğlu, Anastasiadis’in tüm girişimlerine rağmen buna izin vermedi.

Ne olduysa, Mustafa Akıncı’nın Nisan 2015’de Cumhurbaşkanı seçilmesiyle oldu ve BM müktesebatı ile yılların mutabakatı bir kenara atılarak, Eroğlu döneminde masadan kaçan Anastasiadis aniden masaya döndü ve bırakın kaçmayı, iskemleye yapıştı kaldı.

Türk tarafı böylece taviz vermeye başladı karşılığında hiçbir şey almadan, KKTC’yi lav etmek, egemenliği Rumlara devretmek ve Rumların idaresi altında azınlık olarak yaşamak pahasına sözde ortak bir devlet kurmak uğruna. Bu güne kadar hiç görüşülmemiş olan dört Rum’a bir Türk nüfus oranı kabul edildi. Toprak tavizinin ne kadar olacağının yüzdeliği de belirlendi, adına dört özgürlük denen, serbest dolaşım, yerleşim, çalışma ve mülk sahibi olmak kabul edildi, toprak üzerinde ilk kullanıcı hakkı kişisel mülkiyet haklarına indirgendi, Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılması ile Türk askerinin adadan tümüyle çekilmesinin tartışmaya açılması kabul edildi.

Tüm bu tavizler verildi ama dönüşümlü başkanlık konusunda Rumlardan hala bir ses seda yok. Yapılacak anlaşmanın AB’nin Birincil Hukuku olacağına dair herhangi bir taahhüt de yok. Mülkiyet konusunda da ilk mülk sahibi olan Rumların ilk sözü söyleyeceği ve kararı vereceği konusunda da Anastasiadis’in ısrarları devam ediyor.

Güzel hoş da, biz Akıncı-Anastasiadis müzakerelerinde tüm bunları verirken neleri aldık veya da neleri aldık gerçekten çok merak ediyorum. Cenevre’de neyi kazandık, harita sunmak tuzağına düşmekten öteye.

Eğer dönüşümlü başkanlık uğruna ve de 43 yıldır süren müzakereleri BM’nin istediği şekilde sonlandırmak için kan ve gözyaşı pahasına kurduğumuz KKTC’yi lav edeceksek, egemenliğimizi Rumlara devredeceksek ve çoğunluk Rum idaresi altında azınlık olarak yaşamımızı sürdüreceksek, eksik olsun böyle anlaşma.  


 

Prof. Dr. Ata ATUN

e-mail: [email protected]  veya  [email protected]

http://www.ataatun.org

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...