• DüNYA
  • ÇATışMALAR
  • GüVENLIK
  • ANALITIK MERKEZ
  • UZMAN GöRüşü
  • RöPORTAJ
  • JEOPOLITIK
  • ÖZEL RAPORLAR
  • İNSAN HAKLARı
  • EKONOMI
  • DIPLOMASI
  • TOPLUM
  • KüLTüR
  • ÇEVRE
  • SPOR
  • KüTüPHANE
  • EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
22 Aralık, Perşembe
günün haberi
Rus Büyükelçi Karlov'un öldürülmesi Arap medyasında geniş yer buldu
Erdoğan: 'Yetiştiği yerden tut iltisaklarına kadar her şey FETÖ'yü gösteriyor'
Afganistan'da milletvekilinin evine saldırı - 5 ölü
BMGK'da İsrail'in yasa dışı yerleşim faaliyetleri oylanacak
Bu hafta 10 film vizyona girecek
BM Suriye'de yardım konvoyuna yapılan saldırının faillerini bulamadı
Nihat Doğan'dan kendisine benzetilen papazla ilgili ilk yorum - VİDEO
Trump ABD'nin ilk 'Ulusal Ticaret Konseyi'ni kurdu


Olum ya Ölüm - Karabağ için başka çıkış yolu kalmadı mı? - Özel

Uzman görüşü

A- A A+

Artık birkaç gündür Dağlık Karabağ sorununun çözümü yolunda Ermeni ve Azerbaycan sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren bir platformun temeli atıldı. İşgal olgusunun ortadan kaldırılması, huzurlu ve barış içinde özgürce birlikte yaşama ilkelerini onaylayan platform üyeleri genellikle Ermenistan’ın ülkedeki mevcut rejimin elinde alete dönüştüğünü, Kafkasya'da barışın sağlanması için rejimin değişilmesi gerektiğini öne sürdüler.

Bir süre sessiz kalan Ermenistan’ın hâkim daireleri, Hankendi’nden olan genç şair ve Ermenistan askeri güçlerinin subayı olmuş kişinin de platformla sıcak ilişkilerinden sonra konunun önemini değiştirmek için çabalara başladılar.

Bazı Ermeni yorumcular platforma aslında 4 Nisan savaşlarından sonra Azerbaycan'ın mevcut statüko ile barışması, yenilgiyi kabul etmesi, diğerleri platforma birliklerin ruh ve düşünce açısından normal olmadıklarını, başka birileri ise Barış Platformu'nun Azerbaycan tarafının barış taklidi olarak yansıtmaya çalışıyor.

Gerçek şu ki, hem Ermeni, hem de Azerbaycan kamuoyuna Nisan savaşlarından sonra Azerbaycan'ın Güney Kafkasya'da en güçlü ve düzenli orduya sahip olduğu somut olarak ispatlandı. Ermeni askeri daireleri savaşlardan sonra Azerbaycan’ın Talış ve Leletepe stratejik yüksekliğinin birliklerin temas hattında meydana gelebilecek hareketlenmenin izlenmesi açısından büyük önem arz ettiğini ifade ettiler.

Savaşlar sırasında Azerbaycan ordusu daha ileri giderek, Madagiz, Ağdere, Cebrayil ve Hocavend yönünde daha çok mevkileri ele geçirebileceği kimseye sır olmadı. Fakat uluslararası toplumun baskısıyla güzergâhtan geri çekilen Azerbaycan tarafı, sorunun barışçıl yolla çözümü için ciddi zemin oluştuğu, Ermenistan tarafının müzakere masasında barış sürecinin yeniden görüşülmesi ve hatta öteye giderek barış anlaşmasının imzalanmasına hazır olmasına inandırıldı. Viyana ve Kazan’da yapılan görüşmelerde ise Ermenistan tarafı daha önce kararlaştırılmış, Kui West, Madrid ilkelerinde olduğu gibi kabul edilmiş son ilkeleri ve mevcut durumun değiştirilmesi yönünde hareketsizlik göstermeye başladı. Azerbaycan tarafı ise son savaşlardan sonra nihai ilkelerin kabul edilmesi ve uygulanması şartı ile işgal altındaki toprakların güç yoluyla geri verilmeyeceğine dair garanti veriyordu. Ermenistan'da barış görüşmeleri yoluyla konunun çözülmesine dair fikirler seslendiği bir zamanda, her zaman olduğu gibi, ülke içi durum gerginleşti ve Sasna Sverm adlı grup içişleri binasında birçok insanı rehin almakla hükümet karşısında konuşma yapmaya başladı. Ermenistan aslında barış görüşmelerinde varılan ilkelerin yerine getirilmesi sürecinde kenarda tutuldu. Böyle bir ortamda Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın Dağlık Karabağ'a Azerbaycan yönetiminde en yüksek Özerk Cumhuriyet statüsü vermesiyle ilgili açıklamalarına cevap kendisini çok da bekletmedi. Ermenistan Cumhurbaşkanı bir yandan Dağlık Karabağ Özerk Cumhuriyet statüsü olasılığı, diğer yandan ise tartışmalı arazinin Ermenistan'a birleştirilmesi gibi hülyalarıyla son görüşmelerin ilkelerini çiğnenmesinin esasını koymuş oldu. O, açıklamasında sorunun çözümünde Ermeni diasporasının rolünü şişirtmekle, görüşmeler sürecinden elde edilen anlaşmaları yerine yetirmemesi dolayısıyla bununla anlatmaya çalıştı. Artık süreçler geride kalıp Ermenistan Cumhurbaşkanı'nın Dağlık Karabağ'a son ziyareti çerçevesinde kamuoyu temsilcileri ile görüşme sırasında "Dağlık Karabağ'ı, ahalimizi zor günler bekliyor" ifadesi de umutsuz durumda kalan iktidarın ciddi baskılarla karşılaşacağını önceden ifade etmiş oldu. Ermenistan eski Dışişleri Başkanı Vardan Oskanyan Serj Sarkisyan'ın bu ifadesinin arkasında bölgede yeniden savaşın yaşanabileceği faktörünün durduğunu ve bu açıdan onun nüfusa uyanık olmalarını hitap etmesi gibi yorumlaydı. Yedekte olan Ermeni askeri birliği eski savaşçıların seferberliğine ilişkin çağrılar yapıyor. Diğer taraftan, daha uzağa giderek petrol üzerinde yatan Bakü’yü terörle tehdit etmeye başlıyor. Resmi Bakü hem Viyana, hem de Kazan görüşlerinde varılan anlaşmanın ilkelerine hazır olduğunu ifade etmekle birlikte, Ermenistan'ın tecrit edilmesi ve dairenin kapanmasını başarıyla sona erdirmiş oldu. BM İnsan Hakları Konseyi, Azerbaycan'da Ermeni soyadı taşıyan azınlık haklarına duyarlı yanaşılması, onların haklarının korunması, dini inançlara saygı ve dini toplulukların kayıt işlerinin kolaylaştırılmasının önemi ile ilgili 21 Ekim ve 02 Kasım 2016 tarihli, Konsey'in 3330 ve 3333 sayılı toplantısının nihai hükümlerini içeren rapor yeni oluşacak statüko için hukuki zemin hazırlar. Öte yandan 02 Kasım tarihinde BM Genel Kurulu 71. oturumu çerçevesinde "ulusların kendi geleceği ile ilgili karar vermesine dair" karar toprak bütünlüğünün korunması, kontrolsüz bölgelerde bulunan paralı orduların bulundurulması, finansmanı, diğer üye devletler tarafından desteklenmesi yasaktır.  Böyle olduğu halde paralı askeri birliklerden etkilenen devletlerin kesin adımlar atmasını esaslandıran karar kabul edilir.

Böylece uluslararası ilişkiler sisteminde tanınmamış coğrafyalarda yaşanan kanunsuzlukların önlenmesi, bu arazilerin uluslararası hukukun ilkelerine tabi ettirilmesi için gerekli belgeler kaydedildi. Bu hem de Asya ile Avrupa'yı birleştirecek, TAP, TANAP ve Trans Hazar Gaz hattının, Rusya, İran ve Azerbaycan'ın katılımıyla imzalanan uluslu projelerin Kuzey Güney uluslararası demir yolu, hem de Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun, Alat Uluslararası Denizcilik Lima'nın gelecek perspektiflerinin güvenliğin korunması için önemli adımlardan biridir. Artık esas bölge ülkelerinin de çıkarlarını temin olduğu bölgede Azerbaycan'ın girişimiyle oluşturulan Barış Platformu, barış girişimleri için, sorunun çözümünde bölgenin maksimum kayıplarla çıkması için son şanstır. Ermenistan tarafı bu girişimi Azerbaycan'ın hibrit savaşı gibi kaleme vererek, sürecin Ermeni kamuoyunda yayılmaması için ülke genelinde hapis ve belirli yasaklara ağırlık vermeye başladı. Artık süreç başlatılmıştır, Ermeni halkı uzun yıllar tecrit durumunda kalmak, dünya birliğine işgalci ülke olarak tanınmak, beraber yaşamanın kıymetini değerlendirmelidir. Zaten Azerbaycan tarafı savaş koşullarında olağanüstü durumun yönetimi ile birlikte, yeni kabul edilen anayasada askeri birlik ve birleşmelerin yönetilmesi yönünde hukuki bir veritabanını mevcut statüko uyarlamıştır, Rusya ile İskender füzelerinin başka devlete karşı kullanılması yönünde anlaşmış, askeri cephaneliklerini daha da güçlendirmiş, yeni askeri işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Böyle bir ortamda göç tehlikesi ile yüz yüze kalmış, ciddi ekonomik kriz ortamında yaşayan, Ermenistan'ı bölgenin sabitliğin bozulması için tahrik eden kuvvetlerin etkinliği fark edilmektedir. Barış Platformu ve barış girişimleri ise böyle bir faaliyetin önlenmesi bölgeyi savaş mengenesinden çıkarmak savaş durumunda olan bu iki halk için son şanstır. Artık yüzyıllardır beraber, komşu olarak yaşayan, bugün bölgeden kenarda Grup gibi birbirlerinin taassubunu çeken Azerbaycan ve Ermeni halklarının son sözünü demek vakti çatmıştır. Ya yaşayıp gelişen Kafkasya'yı birlikte kuracağız, ya da dünya güçlerinin Suriye ve Irak'ta yaptıklarını dikkate almadan cehenneme yuvarlanacağız.


Ramil Azizov

UABV'ın Başkan Yardımcısı

  • Etiketler:
  • Karabağ
  • Ramil Azizov
  • UABV

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...





'); $('#subsForm').fadeOut(); } else { $('#subsResult').html('
'+message+'
'); } } ); }); });