• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
11 Kasım, Cuma


"Kürtlerin iktidara geldiği, Cumhurbaşkanı olduğu tek ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir" - Özel

Uzman görüşü

A- A A+

Paris Üniversitesi Diplomatik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Kültürel Diplomasi Kürsü Başkanı Doç. Dr. Naciye Selin Şenocak, HDP'li Milletvekilleri ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yaşanan tutuklamaları Eurasia Diary'e değerlendirdi. İşte o yazı: 

Türkiye'de Cumhuriyet gazetesi ve HDP’li milletvekillere karşı başlatılan soruşturmalar, PKK yandaşı HDP milletvekillerinin tutuklanması Batı’da çok büyük tepkilere neden oldu. Bu tepkileri de Türkiye’nin demokrasi ve düsünce özgürlüğüne müdahale olduğunu ileri sürmeleri dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırıyor .

Öncelikle bu tepkiler karşısında Batı’ya şu soruları sormak gerekiyor:

Kendi ülkelerinde bir gazete, kendi istihbarat teşkilatının gizli operasyonlarının manşet yaparsa ne olur ?

Cumhuriyet gazetesinin bu haberleri basın özgürlügüyse,  Wikileaks, Julian Assange hakkında neden ABD tarafından diplomatik casusluk sorusturması açıldı, Assange’ın Wikileaks ile sunduğu belgeler “düşünce ve basın özgürlügü” değil mi?

 Avrupa tarafindan PKK terörist örgütü degil özgürlük savaşçıları olarak nitelendiriliyorsa neden Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi, Fronte di Liberazione Naziunale Corsu, (FLNC), ETA (Bask Yurdu ve Özgürlük) örgütlerini terörist olarak nitelendiriliyorlar ? Onlar da özgürlük savaşçıları değil mi ? 

Neden bu örgütlerin mensuplarını terörist olarak nitelendirip ya öldürülüyorlar ya da hapse atıyorlar ?

IRA, ETA, FLNC’ye yapılan müdahale, kurulduğu günden bugüne onbinlerce masum insanı öldüren kanlı terör örgütü PKK’yı  savunmak için kullandıkları  ‘Demokrasi, İnsan Haklari’ kurallarına aykırı değil ?

Foreign Affairs dergisi Selahattin Demirtaş’a “Kürtlerin Obaması” yakıştırması yapmış. Bu, açıkçası yerinde bir benzetme olmuş , Obama Demokrasi, Ozgürlük ve Barış propagandası altında Ortadoğu’yu ve Afrika’yı kan gölüne çevirdi, Selahattin Demirtaş da aynı propogandayla Güneydoğu'yu kan gölüne çevirmeye çalışıyor. Aslında, Batı bu tür içi boş,  göreceli kavramları kendi çıkarları için istedikleri gibi uydurarak kullanıyorlar. Batı’nın Türkiye’den farkı, ayrılıkçı terör yandaşı ya da karşıt fikirli siyasetçi ve gazetecileri hapse atmak yerine kaza ya da intihar süsüyle olayı kökten çözümlemeleridir. Avusturya Faşist Partisi BZÖ lideri Jörg Haider'in kazada ölmesi, Irak'ta kitle imha ve nükleer silahların olmadığını söyleyen İngiltere Savunma Bakanlığı’nda müşavirlik görevinde bulunan Dr. David Kelly’nin sabah yürüyüş yaptığı bölgede ölü bulunması gibi birçok örnekler vardır fakat dünya basını bu tür ölüm, tutuklamamalarla ilgili gündem yaratmamaya özen gösterirler. Böylece, dünya’da sansasyon yaratacak bir habere konu olmayarak ‘İnsan Hakları, Düşünce Özgürlüğü ve Demokrasi’yi » korumuş ve en büyük savunucuları oluyorlar. Son olarak, Diyabakır’daki patlamayı IŞİD’in üstlenmesi PKK’yı aklamak içindir, IŞİD’in kimin tarafından yönetildiğini unutmamak gerekir. HDP’li vekiller uzun yıllardır halkı provokasyonlarla sokağa döküp, devlete karşı ayaklandırmaya ve devletin silahlı güçleriyle çatışmaya davet etmeleri ,kanlı terör örgütü PKK’nın sivil temsilcileri gibi davranmalarından dolayı tutuklandılar. Türkiye Cumhuriyeti son yıllarda yaptığı atılımlarla en büyük ekonomik, sosyal yatırımı Güneydogu Anadolu Bölgesi’ne yapmıştır. Bunun yanında, Kürtçe televizyon ve eğitime izin verilerek özel televizyon kanalları açılmıştır . HDP’li vekillerin iddia ettiği hiçbir ayrımcılık yaşanmamaktadır ve varolma gerekçelerinin hiçbir meşru tarafı yoktur, aksine en büyük destek Güneydoğu Anadolu Bölgesin’edir . Kürtlerin iktidara geldiği, Cumhurbaşkanı olduğu tek ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bunun altının çizilmesi gerekir. Kürt asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları HDP tarafından temsil edilmemektedir, onlar terör örgütü PKK’nin temsilcileridir, diğer partilerde de, örneğin MHP' de de Kürt asıllı birçok milletvekili ve siyasetçi vardır .

Cumhuriyet gazetesi ise rahmetli gazeteci Genel Yayın Yönetmeni İlhan Selçuk’un ölümüyle ölmüştür. Cumhuriyet gazetesi yeni yöneticileriyle adeta Türkiye Cumhuriyeti karşıtı haberlerle Ermeni Taşnak Partisi, PKK tezlerini ve FETÖ koruyuculuğunu manşetlerine taşıyarak  amaçlarını açıkca sergilemistir. Bundan sonraki süreç, Türk Adaletinin takdiridir. Türkiye’nin Batı ’nın yoğun eleştirileri , baskıları ve iç savaş çağrıları karşısında yeni müteffikleriyle daha kararlı çalışmalar yapıp, diplomatik hamleler yapması, istihbarat çalışmalarını kamu diplomasisini güçlendirmesi gerekiyor.  

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...