• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
1 Ocak,


Libya'da 5 ay tutulan yedi Mısırlı'nın acı hayat hikayesi - Özel

Röportaj

A- A A+

Libya'da Mısırlıların zorla toplu şekilde tutulmasının henüz kaleme alınmayan son hikâyelerden biri şöyle. Bu kez yedi Mısırlı işçi öz yurtlarına - Minya vilayetinin Semalut bölgesinin Suba köyüne döndükten sonra 5 ay boyunca Libya'da militanların esaretinde geçirdikleri cehennem hayatı hakkında açık açık konuşuyorlar.

5 ay

Öncelikle, Libya'dan dönenlerden biri olan Halef Muhammet Şetyevi konuştu: "Beş aydan fazla bir süredir Libya hapishanelerinde cehennemi kendi gözlerimle gördüm. Misrata kentinde silahlı milisler bizim kişisel eşyalarımızı, yaşamımız boyunca zorla topladığımız değerli nesnererimiz, hatta cep telefonlarımızı bile elimizden aldıktan sonra bizi dövüyor, ağır işkenceler veriyorlardı. İşkenceler seri olarak elektroşok, kırbaç ve hakaret şeklinde devam ediyordu, bazen bizi casus olup istihbarata hizmette, bazen de IŞİD üyesi olmakla itham ediyorlardı.

Darbe ve aşağılama

Sözlerine devam Şetyevi, "Mısır'daki akrabalarımızla ister Dışişleri Bakanlığı, isterse de Minya vilayeti kontrol hattıyla tüm ilişkilerimiz kesilmişti. Küfür ve darbelerle iki gün için bize verilen bir dilim kuru ekmekle yetinmeye mecburduk. Tüm bu acı ve çileye, bir lokma ekmek kazanmak için buraya gelen Mısırlı işçi olduğumuz için maruz kalıyorduk" dedi.

Durdurulma anı

İşkencelere maruz kalmış diğer Mısırlı Velit Farahat Subi, ailesini, çocuklarını bırakıp bir buçuk yıldan fazla bir süredir Libya’da bir lokma ekmek kazanmak için kaldığını söyledi: "Bir minibüs bizi ateş hattına yönelen bir yolla götürdü. Misrata ordusu denilen silahlı milisler bizi tutuklayıp şehir hapishanesine aldılar ve 26 günden fazla bir süre boyunca orada bıraktılar. Bundan sonra bizi Libya ordusunun Hava Kuvvetleri okulunun hapishanesine götürdüler. Bir süre de burada kaldık. Darbeleri, hakaretleri sorgulamalar izliyordu, bizi 24 saatten fazla süre boyunca aç ve susuz bıraktılar ve sonra yeniden işkenceler, hakaretler ve küfürler başlıyordu."

O, daha sonra şöyle dedi: "Bizim hakkımızda yasadışı göçmenlik protokolü tasarlayıp Misrata hava limanından Libya uçağıyla Burc ul-Arap havaalanına getirdiler. Libya'da bizi tutarken neyimiz varsa her şeyi - para, giysi, telefonlarımızı elimizden aldılar."

 "Biz bir şey bilmiyoruz"

Dönenlerden bir diğeri Halid'in kızkardeşiydi: "Defalarca Mısır Dışişleri Bakanlığı'na başvuru yaptık. Her seferinde bizi sekreter düzeyinde bir kişiyle buluşturup, henüz ne olcağını bilmediklerini, Libyalılarla iletişime geçip, onların nerede olduğunu öğreneceklerini söylediler."

Elektroşok ve kırbaç

Libya'dan dönenlerden biri olan Mehrus Cuma Bereket şunları söyledi: "Bizim vücudumuzda kırbaç ve elektroşokla verilen işkencelerin izi halen duruyor. Bu tür işkenceyi hiçbir yerde görmemiştim. Dört buçuk ay cezaevinde kaldık. Bu zamana kadar evlenmeye para biriktirmek için bir buçuk yıl orada çalıştım. Ama kader işte, minibüsün şöförü bizim cephe hattına yaklaşmamımızın müsebbibi oldu. Öncelikle, bizi Temime hapishanesine aldılar, sonra nereye gönderildiğimizi bile bilmedik. Bizi İskenderiyyenin Burc ul-Arap hava limanına getirene kadar cezaevinde kaldık ".

Kuru ekmek

Zulme maruz kalanlardan Necah Cemal Tuni: "Üzüntü ve hasretten ölmeden önce annemi görmeyi hayal ediyordum. Keşke, Mısır hükümeti gençler için ülke genelinde işyerleri açsaydı, kendi elimizle kendimizi Libya toprağında bir lokma ekmek için tehlikeye sokmazdık ".

Nebil Hıfzi Seyyid gençlere şu tavsiyeyi verdi: "Mısır'da kalıp kuru ekmek yiyin, ama Libya'ya gitmeyin".

Kurumuş gözyaşları

Dönenlerden birinin annesi ise şunları söyledi: "Biz gördüğümüzü gördük. Oğlum Mısır'da ne iş olsa çalışır, daha hiç bir yere gitmeyecek. Yeter, benim daha onun için dökecek göz yaşım kalmadı."

Mısır Dışişleri Bakanlığı Minya’nın Semalut bölgesinden olan 7 Mısırlı işçinin bir süre önce Libya yetkililerle iletişime geçildikden sonra vatana döndüğünü ilan etti. 


Mısırlı gazeteci Ahmed el-Azhari

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...