• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
1 Ocak,


İnsan hakları savunucusu Abbe Jolles: "Gazetecilerin haklarını savunmak çok önemli"

Röportaj

A- A A+

E.D .: İnsan haklarının korunması alanında büyük deneyiminizi dikkate alarak, dünyadaki en berbat hapishaneler hakkında konuşmanızı isteriz.

A.D .: En berbat hapishanelere sahip ülke herkese iyi bilinmektedir. Bu Kuzey Kore'de. Çalışma tecrübemde insan haklarının daha korkunç şekilde ihlalleri çok karşıma çıktı. Fakat, Kuzey Kore'de yaşanan olaylar beni gerçekten işimden uzaklaştırıyor. Kuşkusuz, yine de kendi işimle uğraşıyorum, çünkü müşterilerimi uzak tutamam. Kuzey Kore'de haklarının korunması için çalıştığım tutsakların sabırsızlıkla serbest kalmasını bekliyorum. Onlarla daima iletişim içerisindeyim ve benim yaklaşımım onların hoşuna gidiyor.

E.D .: Sadece ABD'de değil, etkinliği birçok dünya ülkelerini kapsayan, deneyimli hukuk mücadelesi faaliyetlerinizin ilk yıllarından da bize bahsetmenizi isteriz.

A.D .: Artık uzun yıllardır, insan haklarının savunmasıyla uğraşıyorum. Kuşkusuz, işimde ABD ve diğer ülkelerde kazandığım deneyim özel başarı kazandırıyor. Normal olarak, müşterilerimin olumlu görüşlerini ve rızalarını alsam da, faaliyyetimde olumsuz durumlar da mevcuttur. Bazen beni gereksiz uzman bir olmakta da itham ettiler.

Uzun yıllardır, hukuk ihlallerini araştırıyorum, insanları savunmaya çalışıyorum. Uluslararası suç mahkemesine bırakılan ilk Amerikan kadın vekil oldum. Bazen öyle mahkeme süreçleri oluyor ki, vekili olduğum makhum mahkeme odasından doğrudan serbest bırakıldı. Bu, oldukça önemlidir, çünkü bize daha faydalı olmayı sağlıyor.

Bu arada, şimdiye kadar arkadaşık ilişkilerimi devam ettirdiğim birçok savcılar var. Onlardan Cezayir'de, Sudan'da vb. ülkelerde çalışanlar da var, sık sık iletişime geçiyoruz.

E.D .: Uluslararası sosyal aktivist olarak çatışmalara dair BM mahkemelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

A.D .: BM Mahkemesi karmaşık bir yer, fakat, müşterilerimle belli ilerlemeler elde ettik. Bunlardan bir çoğu, Sudan gibi durumun daha kötü olduğu ülkelerde yaşıyor. Büyük bir kısmı sırf çatışma bölgesinde. Onların hayatı her gün risk altında. Onlara göre çok rahatsız oluyorum.

E.D .: Mısır'da hakimiyeti eleştiren gazetecilerin tutuklanması konusunda ne düşünüyorsunuz?

A.D .: Oldukça rahatsız edici bir durum. Ben kendim orada olmak ve bir şeyleri değiştirmeyi denemek isterdim ... Ama elbette, gösterilen sebep gazetecilerin hapsi için önemli değildi. Genel olarak, tüm dünyada gazetecilerin haklarını savunmak çok önemli.

Maalesef, ben bu tutuklamaların incelenmesine ve söz konusu gazetecilerin savunmasına katılmadım. Bilindiği gibi, BM bir çok durumda uluslararası insan hakları ihlallerini görmezden gelir.

E.D .: Afrika'daki tutuklular hakkında ne düşünüyorsunuz? Onlar tutsaklık hayatını çok ağır şartlarda yaşıyor?

A.D .: Dünyanın çeşitli cezaevlerinde araştırmalar yaptık ve hemen hemen tüm cezaevlerinden bazı şikayetlerimiz olmuştur. Afrika'nın herhangi bölgesine gittiğinizde eski giyimli, zayıf çocuklar görürsünüz. Yerel hapishanelere gidildiğinde ise, dışarıdan gıda yardımı alınmazsa sadece açlık zulmü çeken insanların faciasıyla tanışıyoruz.


Röportaj: Malik Ayyub Sumbal

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...