• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
23 Temmuz, Cumartesi


"Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği hiç bir zaman gerçekleşmeyecek"

Eurasia Diary
A- A A+

Sizce Azerbaycan, Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda nasıl bir siyaset izlemeli?

Ben açıkçası Azerbaycan için endişeliyim . Dünyada son iki yılda Azerbaycan’a karşı kötü bir propoganda var. Bu yazdan beri daha yoğun bir şekil almaya başladı. Almanya, Fransa televizyonları hep Azerbaycan’la ilgili kötü bir propoganda yapmakta. Bu Azerbaycan üstünde olayların yapılacağının bir göstergesi. Bu durumda Ukrayna ve Gürcistan’ın başına gelenin Azerbaycan’ın başına gelmemesi için dikkatlı olmalıyız. Son durumlardan gözüken şu ki, her an Azerbaycan’da bir olay yaratıp halkı kışkırtarak aranı karıştırmak çabasındalar. Biliyorsunuz, son dönemde Kazakistan’ı karıştırmakda meraklılar ama esas hedef Azerbaycan. Avrupa’nın komşu ülkeler politikasına baktığımız zaman esas sorunlar demokrasi, insan hakları, yolsuzluk ve s. Yani hep aynı bakış açısı. Ama bu politikanın sonu Arap baharı oldu. Krım konusunda Avrupa’nın Ukrayna’yı yalnız bırakıp Rusya’yla başınızın çaresine bakın demesi zaten Avrupa politikasını bir daha gösterdi. Azerbaycan’a da aynı baskıyı yapmaya çalışıyorlar. Evet, Azerbaycan’ın düzenlemesi gereken bazı problemler var, ama bu Avrupa Birliği’nin problemi değil. Bu Azerbaycan’ın kendi, içsel meselesi. Azerbaycan güçlü petrolü olan bir ülke ve bence Azerbaycan’ın kendisini biraz önde tutması lazım. Avrupa Birliği’nin komşu ülkeler politikasına ayrılan bütçenin sadece 0.4’ü Azerbaycan’a veriliyor, ama bunun yüzde 52’si Ukrayna için ayrılmış. Azerbaycan’ın Avrupa Birliği’nden çıkarı bence stratejik partnerlik. Çin ve İsviçre gibi bir ilişkiden bahs ediyorum.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği hiç bir zaman gerçekleşmeyecek. Göçmen ve mülteci konusunda bizi kandırdılar. Bir de bu konuda ben Türkiye’nin yanlış yaptığını düşünüyorum. Çünki mülteciler üzerine para konusunun konuşulması stratejik bir hataydı. Zaten Türkiye komşu bir ülke ve durmadan mülteci kabul ediyordu. Avrupa’nın Türrkiye’yi kandırması belliydi. Soykırım meselesiyle ilgili şunu söylemek istiyorum. Türkiye güçlendikce hep bu soykırım konusunu Türkiye’ye tehtit olarak, tarihi şantaj olarak kullanıyorlar. Burada esas amaç Türklerden ermeniler için tazminat parasının ödenilmesi ve toprak talebi. Şimdi ben hep bunu söylüyorum: nasıl olur da 1992’de Hocalı’da yapılan soykırımı görmüyorsunuz veya Balkan savaşını görmezden geliyorsunuz. Ben bu yüzden hep Türkiye’nin ekonomide iyi gittiğini söylüyorum ama Türkiye lobi faaliyetini artırmalı. Bunun önemini Ermeni konusunda daha iyi görüyoruz. Bakın lobi faaliyeti zayıf olduğu için 70 milyonluk Türkiye, ermeniler karşısında zayıf kalıyor. Biz kendi gücümüzü en iyi şekilde kullanmalıyız.

Türkiye ekonomisi büyümede Avrupa birincisi. Ama Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine baktığımız zaman AB’nin Türkiye’yi beğenmediğini görüyoruz. Bu durum neden kaynaklanıyor?

İşte zaten bu yüzden AB Türkiye’yi üye olarak kabul etmiyor. Çünki Türkiye AB’ye üye olursa en güçlü devlet haline gelecek. Sadece nüfusu ile değil, hem de ekonomik açıdan önde olacak. Aynı zamanda, nüfuz açısından parlamentoda daha fazla söz hakkına sahip olacak. Bu küçük ülkeler için çok büyük bir tehlike olarak değerlendiriliyor. Çünkü Türkiye’nin dinamik bir nüfüsu var ama Avrupa yaşlanan bir nüfusa sahip. Böyle güçlü bir ülkeyse AB’nin işine gelmez. Ben Türkiye’nin AB üyesi olmasına karşı olan insanlardanım. Türkiye, AB ile sık stratejik partnerlik yapmalı. Kimsenin Türkiye’nin içsel meselesine karışmak hakkı da yok. O yüzden böyle bitr partnerlik en doğrusu. Türkiye Gümrük Birliği konusunu bir daha gözden geçirmeli mesala. Türkiye yeniden Rusya’yla stratejik bir partnerlik yapmalı, iki ülke yeniden anlaşmalı.

Türkiyenin AB ile mülteci konusunda gerçekleştirdiği politikayla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye, başlangıcda bir hata yaparak AB ile para anlaşması yaptı. Çünkü Türkiye’nin imajını kötü etkiledi. Yani Türkiyeyi pazarlık yapan bir ülke gibi sundular. Halbuki bu böyle değil. Türkiye, tarihe bakarsak göçmen alan bir ülke. Irak’ta Saddam Hüseyn baskısı gören kürt vatandaşlarını kabul etti mesala. Avrupa kendisi bu konuda pazarlık yapmak istiyor ve ben insan haklarını önde tutran bir topluma bunu yaklıştıramadım. Bugünkü duruma bakarsak tüm sınırlar kapatılmış . Bu ne demek? Bu göçmenlerin Türkiye’nin sorumluluğuna bırakılması demek. Ama burada Suriye’de bu çatışmayı yaratanların sorumluluk alması lazım. Bu yüzden de Suriye problemi global bir porblem.

Avrupa’nın Davutoğlu’na bir sempatisi vardı. Peki, Türkiye’nin yeni başbakanı Binali Yıldırım’la ilgili Avrupa ne düşünüyor?

Başbakan Davutoğlu çok idealist bir başbakanımızdı. Utopik bir duyguları olan akademisyendi. Sıfır problemle yola çıktı ama malesef bir süre sonra her yerimizi problemler çevreledi. Davutoğlu’nun sempatik bir tarafının olduğu doğru ama Binali Yıldırım daha ılımlı bir politikacı. Ben bunun içsel açıdan söylüyorum. Açıkçası Binali Yıldırım daha Avrupa’da tanınmıyor. Yani genel olarak, Ulaştırma Bakanı olarak biliniyor. Ama onun daha bir yapıcı halinin olduğunu düşünüyorum.

Peki terör olaylarından kurtulup Türkiye’ye huzurun getirilmesi için hangi adımlar atılmalı?

Türkiye’ye huzur getirmek için daha çok birleştirici olmak lazım. Daha bağımsız bir politika izlemeli. Çünki dış müdaheleden daim uzak olunmalı. Çünkü Türkiye’de terör olaylarının sebepleri içsel konudan ziyade, dış tepkiler. Böyle olunca, Türkiye’ye huzur ve barışın gelmesi çok uzun vadeli bir hal gibi gözüküyor bana. Bölgede giden çatışmalar ve sorunlar Türkiye’yi de etkiliyor. Tabii ki, Türkiyenin komşu ülkesi olan ve çatışma bölgesi olan Suriye’de çeşitli grupların çıkarı var. Türkiye ateş hattında yaşıyor. Bir yandan Krım meselesi, Rusya var, öte yandan Suriye, İran’la Avrupa Birliği arasında bir flört dönemi başladı. Bir yandan İrak ve kürt sorunu. Yani Türkiye’nin huzurlu ola bilmesi için zaten AB VE ABD ile ilişkileri belli ama Rusya’yla ilişkilerini iyi tutmalı ve Suriye konusunda Rusya’yla bir sonuca varmalı.

Bir şeyi unutmamak lazım. Türkiye stratejik açıdan önemli olduğu için hiçbir zaman onun huzur içinde yaşamasını istemezler. Bu yüzden hep böyle manipülyasyonlar yapılacak. İşte alevi çatışmasə, Türk-Kürt çatişması gibi etkin sorunları veya soykırım konusunu bir şekilde gündeme getirecekler.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye