• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
20 Haziran, Pazartesi


“Osmanlı soykırım yapmış olsaydı, bugün bunu savunacak bir ermeni dahi kalmazdı” - Özel

Eurasia Diary
A- A A+

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Türkmence Masa Sorumlusu Murat Toylu, Bakü ziyareti zamanı  Avrasya Günlüğü’ne bir mülakat verdi.

Eurasia Diary: Türkmenistan- Kazakistan ilişkilerinde bir sıra sorunlar yaşandı. Siz bir medya mensubu  olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Murat Toylu: Devletler arasında bazı anlaşmazlıklar olabilir ancak biz bir kardeş ülkeyiz ve bunu referans noktası kabul ederek bence bu anlaşmazlıklardan önce işbirliklerimizi ileri tutmalıyız. Mesela, Kazakistan-Türkmenistan-İran demiryolu bu işbirliğinin en önemli göstericilerinden biri. Ayrıca, Kazakistan'la Türkmenistan arasında çok önemli ekonomik, ticari ve kültürel  işbirliği gelişmekte. Dolayısıyla, sizin bahs ettiğiniz Türkmenistan ve Kazakistan arasındaki bazı çevrelerin etkisiyle meydana gelen veya geldiği söylenen bu ufak anlaşmazlıklar büyük kardeşliğin gölgesinde kalmakta. Ben böyle değerlendiriyorum  ve en kısa zamanda da bu ufak sorunların her iki kardeş ülkenin cumhurbaşkanları arasında çözüleceğine inanıyorum.

Eurasia Diary: Türk milletlerin arasında son dönemde sorunların yaşanması iddiaları, Kazakistan-Türkmenistan  muhabbeti  veya Alman Parlamentosu'nda Türk üyelerin  Ermeni soykırımını kabullenmesi. Bunun sebepleri nedir?

Murat Toylu: Hayır, ben olaya böyle bakmıyorum.  Bizler ve dünya biliyor ki, Osmanlı soykırım yapmadı. Tarih okumuş bir gazeteci olarak çok rahat söyleyebilirim . Sayın Azerbaycan Cumhurbaşkanı şöyle söylüyor ki “Osmanlı soykırım yapmış olsaydı, bugün bunu savunacak veya müdafa edecek bir ermeni şahıs dahi kalmazdı.” Bu çok önemli, çok yerinde, üstüne bir söz daha söylenmesini gerektirmeyecek bir açıklama. Güneş gibi ortada duruyor.

Ayrıca, bu uydurma soykırım iddiasını Almanya Parlamentosu kabul ediyor. Şimdi düşünün, bir yılın içinde Türkiye savaştan alevlenen bir ülkeyle komşu ve Suriye'den binlerce mülteci kabul ediyor, onlara yaşamak için yer ve yemek veriyor. Bu mülteciler tutulamayacak, kontrol edilemeyecek notkaya geldi veya politika böyle gerektirdi. Ve mülteciler Avrupa'nın kapısına dayandığında bugün soykırımı en yakın kabul eden Almanya dahil onlara nasıl davranış içerisinde bulundu? İşte bunları göz önüne getirdikde kimin dünyaya bakışı neyi ifade ettiğini aydın görebilirsiz.  Bugün Türkiye  binlerce mülteciyi kabul etmeğe mecbur değil, onlara milyonlarla para harcamaya. Kendi vatandaşlarından kısıtlayarak mültecilere yardım etmeğe. Ancak bu Türk halkının yardımseverliğinin, insana verdiği değerin göstergesi. Osmanlı kültürününü devamı olan bu devletin bir de Osmanlı döneminde nasıl bir idareetmesinin olduğunun düşünün. Bu kültürel geçmişin yansıması.  Ve bu uydurma yalanlar bizim ilişkilerimiz biraz aksadığı zaman ortaya atılıyor. Ancak bu mekanizma bizi zayıflatmıyor, bizi daha da güçlendiriyor.  Türk Konseyi diye bir birlik var.  Bu birlik bizim kardeşliğimizin en aydın göstergesi değil mi?

Bugün çok rahat Türkmenistan'dan diğer Türk ülkelerine insanlar seyahet edebiliyor, eğitim almak imkanı kazanıyor.  Ve burada  eğitim alan öğrenciler kendi ülkelerine gittiği zaman zaten bu kültürel bağı devam ettirecektir. 

Mesela bugün Bakü'de gerçekleşen bu tür etkinlikler de bahs ettiğim birlik mekanizmasının bir parçası olmakta.

Eurasia Diary: Türk dilli ülkelerin parçalandığını söylediniz. Peki, bu ülkeler birleşirse biz türkler için nasıl bir değişiklik olur?

Murat Toylu: İlk önce onu söylemeliym ki, Türk dilli ülkeler kimseden fazla veya yüksek olduğunu söylemiyor. Ama, aynı zamanda şunu da söylüyorlar. Biz kimseden eksik de değiliz.  Biz eşitiz. Bizim de kendimize özgür kültürümüz var ve biz kendimiz kendimize yeretiz bir düşüncesi var. Mesala, bugün Türkmenistan'a, Azerbaycan'ın sahip olduğu kaynaklara, servetlere bakın.  Bu mekanizmde sadece işbirliği de bize büyük üstünlükler kazandırabilir.  Bu yolda Avrupa Birliği mekanizmi bize bir örnek olabilir. Mesela, neden bugün Azerbaycan toprak bütünlüğüne sahip olmasın, neden Kırgızıstan sorunlarını çözmesin ve kendi ayakları üzerinde durmasın,  neden Türkmenistan'ın vatandaşları yüksek seviyyede yaşamasın. Bizim insanlarımız da bunu arzuluyor ve tarihde de böyle bir potensiyelimiz olduğu belli.

Eurasia Diary: Tabiatin bahşettiği kaynaklardan konuştuk. Türkmenistan Cumhurbaşkanı bir sıra reformlar yapmakta. Bu dönemde bir soru yaranıyor. Türkmenistan'da ahaliye yine de ücretsiz doğalgaz verilecek mi?

Murat Toylu:Türkmenistan'ın politikası şöyle. Nüfüsu yaklaşık 6-7 milyon ve Türkmenistan kendi nüfusuna yetecek kadar gazı, suyu, tuzu, eğitimi, temel sağlık hizmetlerini ücretsiz olarak veriyor ve vermeğe de devam edecek.

Bugün Azerbaycan devlet kurumları Dağlık Karabağ sorununu konuşmak için bizi Bakü'ye davet etti.  Ama Karabağ gerçeklerinin yeterince anlatılmaması konuşuluyor. Tabii bu sadece bir örnek. Türkmenistan'la ilgili de gerçek olmayan bu tür şeyler söyleniyor.

Bugün Türkmenistan'ın pazar ekonomisine, yani serbest ekonomiye geçme konusundaki sayın Cumhurbaşkanımızın beyanlarını  ben bir gazeteci olarak izliyorum. Bugün Türkmenistan'da artık büyük işlerde  yerel türkmen şirketlerin faaliyeti çoğalmakta. Bugün bir yabancı şirketin Türkmenistan'da bir iş yapması için yerel şirketle ortak olması gerekiyor.  Burada hedef milli sermayeni güçlendirmekdir. Her yıl çoçuklar için yeni okullar yapılıyor. Türmenistan'ın en uzak  yerlerine kadar doğalgaz çekilmiş ve işin yüzde 80'i  tamamlanmış durumda. Spor merkezleri açılmakta. 2018 Asya Kapalı Spor oyunları Aşkabat'da yapılacak. Buradaki tesisler, altyapı oyunlardan sonra da halka kalacak.  Tabii ki, bugün Türk devletlerinde   ekonomik sıkıntılar yaşanmakta. İster Kırgızıstan olsun, ister Kazakıstan olsun, ister Azerbaycan, ister Türkiye veya Türkeminstan olsun.  Ama  dünyanın diğer yerinde  daha çok var. Bizde sorunun yaşanmasının esas sebebi petrol ve doğalgazın fiyatının düşmesi. Rusya'da yok mu? Rusya'da çok fazla var. Rusya'da insanların geçim sıkıntısı var.  Bizim böyle bir sıkıntımız yok.   Bunları anlatmak için bize fırsat tanıdığınız için Eurasia Diary'e ayrıca teşekkür ediyorum.

Eurasia Diary: Türkmenistan Doğalgaz Şirketi ile Rusya konusuna dokunduk. Son dönemlerde GazProm ceza keseceyini söyledi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Murat Toylu:Bildiğiniz gibi, Rusya Türkmenistan'dan gaz alıyordu. Ama bu pazarlığı 4 milyara kadar indirdi, sonra da Türkmenistan'dan  gaz almayı durduğunu söyledi. Tabii  burada çok çeşitli etkenler var.  Bunun ardından öğrendik ki, Rusya Özbekistan'la 4milyar metre küb doğalgaz için anlaşma yaptı. Şimdi burada en önemli konu fiyat ve ödeme konusu. Türkmenistan tarafsız bir ülke. Tarafsız bir ülke olmak aslında hem güzel, hem de zor bir şey. Şöyle zor ki, siz tarafsız olduğunuzda o tarafsızlığınızı iş yönünde de göstermek zorundasınız ki, itibarınızı koruyasınız. Bu yüzden de Türkmenistan bu konulara çok önem veriyor ve son 10 yılda bu konuyu daha da önemsemeye başladı.  Dolayısıyla  Türkmenistan Doğalgaz Şirketi ile GazProm'un olayı şu anda Hollanda Uluslararası Mahkemede devam etmekte. Rusya ödemesini yapmıyor, yapamıyor.  Şimdi Rusya rubl ile anlaşmaya çalışıyor. Rublun da değerinin ne kadar düştüğünü görüyorsunuz ve bu durumda mağdur olan taraf Türkmenistan oluyor. Türkmenistan diyor ki, rublun, devizin, dünyanın durumu bu. Neden taleplerimizi yerine yetirmiyorunuz dediğinde Rusya gidip başka ülkelerle anlaşma yapıyor. Şimdi Rusya'nın Türkmenistan olayı bir tane. Rusya'nın Ukrayna'yla ilgili sorunu var, Batıyla ilgil sorunu var, Suriye'ye baksaz ayrı bir olay, Kırım'da ayrı bir olay. Yani haliyle geçmiş Sovyet  gücünü kullanmağa çalışıyor. Ancak ben bunun böyle devam edeceğine inanmıyorum.

Eurasia Diary: İçinde bulunduğumuz bu tür sorunlarda ister Türkmenistan'la ilgili olsun, ister Azerbaycan, Karabag sorunuyla ilgili olsun. Bu tür sorunlar içinde dezenfarmasyon yapılmasının karşısını almak için gazetecilere neler öneriyorsunuz? Bu konuda ne gibi tavsiyelerede buluna bilirsiniz?

Murat Toylu: Bugünkü etkinlik çok önemli bir etkinlik. İnsanlar gelip problemi kendi gözleriyle göre biliyorlar. Ben daha önce de cephe hattına kadar gittim, gördüm.  Bu konu bizim gönül meselesine dönüştü. Buraya benim gibi gelip kendi gözleriyle olaylara şahit olan arkadaşlarımız da durumdan haberdar.  Biz aslında birbirimizi daha yakından tanımalıyız. Sadece kardeş olmak, yani sadece kültürel ve genetik bağ yetmiyor.  Siz ne kadar birbirinizi tanırsanız, o kadar da yakın olabilirsiniz. Bu yüzden birbirimizi daha yakından tanımalıyız ve birbirimizle daha sık işbirliğinde olmalıyız.  Hani pozitiv anlamda birbirimize olan bağımlılığı artırmalıyz. İşte işbirliğimiz bu yönde yükselmeli.

İnternet araçlarının yardımıyla aslında çok kısa bir zaman içinde birbirimizden haber alabiliriz. Ama bu yönde yaptığımız çalşmalar bana yetersiz gibi geliyor.

Bunun için ise devlet başkanlarının iradesiyle sivil toplum araçlarının gerçek anlamda devreye sokmalıyız. Bu mekanizmayı çalıştırmayı başarmalıyız. Mesela, Azerbaycan son dönemlerde başladı. Diasporaya, sivil toplum çalışmalarına önem veriyor.  İnsanları getiriyor, gezdiriyor, gösteriyor.

Böyle bir söz de var “Her kes kendi yarasını kaşır”. Ben burada yeterince tanınmamakdan sohbet ediyorum. İşte Azerbaycan'ı da bu konuda biraz yalnız burakdılar. Yeni yeni Türkiye derinden destekliyor, Özbekistan'la ilişkiler güçleniyor. Türkmenistan tarafsız olduğundan dolayı bu politikaya pek fazla girmiyor. Ama ben biliyorum ki, Türkmen halkı  Azerbaycan'ın bu haklı davasında onun her zaman yanındadır.  Bunlar da çok önemli şeyler.


Cavid Ahadov

Gurban Bekirzade