• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
4 Aralık,


İrevan hanlığının son varisi Turhan Turgut Eurasia Diary'e konuştu - “İrevan'dan Türkiye'ye kaçtığımızda Sovyetler elimizden her şeyimizi aldı, beş parasız Türkiye'ye geldik”

Röportaj

A- A A+

İrevan hanlığının son varisi Turhan Turgut Dünya Azerbaycanlilar 4. Kurultayı için Bakü'de bulunduğu zaman Avrasya Günlüğü’ne mülakat verdi.

Eurasia Diary: Siz sonuncu İrevan hanının torunusunuz. Azerbaycan ismi size doğma bir isim. Azerbaycanla ilgili nasıl bir çoçukluk hatıranız var. Neler hatırlıyorsunuz?

Turhan Turgut: İsterseniz sizinin sorunuzu bir az daha genişlendiriyim. Çünkü Azerbaycan yalnızca bugünkü Azerbaycan'dan ibaret değil. Bu büyük bir kültür toplumu, Türk varlığının en önemli parçası. Benim bakış açım böyle olduğu için bu coğrafyaya geldiğim zaman çok heyecan duyurorum. Az önce de söylediğim gibi burası benim dede baba yurdum. Diaspora toplantısına da davet edilmiş olmam da benim için çok büyük bir şeref. Çünkü burada düşüncelerimi görüşüp paylaşa bileceğim pek çok insanların olduğunu geyet iyi biliyordum. Ve bu sonucu da büyük ölçüde aldım.

Eurasia Diary: Siz hangi İrevan hanının torunu oluyorsunuz?

Turhan Turgut: İrevanın son hanı Hasan handır. 1912'de Abbas Qulu han öldükden sonra onun yerine geçen en büyük oğlu Hasan hanın torunuyum. Benim babam  Hasan Turqut İrevan doğumlu. Biz 1917'de Bolşevik ve ermeni  zulmünden kaçarak dede baba yurdumuzu buraktık. Ailem önce Nahçıvan'a, arkasından Tebriz'e gitti. Babam 17 yaşındayken İrevan gimnazyumunda okuduğu için bir kaç dil konuşa biliyor ve silah kullana biliyordu.O yüzden Osmanlı'ya geldiğinde Osmanlı ordusuna girdi. 1930'da hava donanmasına kabul oldu ve 1971'de onu kaybettik. Babam Türk hava donanmasında general oldu.  Dedemlerse 1928'de Türkiye'ye geldiler. O zaman hiç bir şeyleri yokdu. Benim büyük annem bir Kacar prensesiydi. O diğer üç kardeşi ve babamla birlikte Türkiye'ye geldikleri zaman hiç bir şeyleri yoktu. Nahçıvan üzerinden Culfa'yla Türkiye'ye geldikleri zaman sovyetler ellerinden her şeyini aldı. Hatta babamın marka  kolleksiyonunu bile aldılar. Batum'dan vapura binerek beş parasız, her şeylerini geride burakarak  Türkiye'ye geldiler.

Eurasia Diary: Azerbaycanla ilgili nasıl  hatıralarınız var?

Turhan Turgut: Çok büyük hatıralarım var. Biz İrevan'da tepe başında büyük iki konakda oturuyorduk. Orada zengin  ırmak vardı. Sağ tarafda hemen büyük bir  meyve bahçeleri vardı. Diğer tarafdaysa 1927'de Rusların yıktığı Han Sarayı'nın harabeleri vardı. Bunları babam bana o kadar canlı anlatıyordu ki, ben bunun içinde yaşıyormuşum gibi oluyordum. (gülümsüyor)

Özellikle, bir de en büyük amcam bana çok hatıralar anlatırdı. Amcama bir teyp aldım. Dedim  amca bunun içine oku. Şimdi o kasetler bende. Ve hatıralarım üzerine bir kitap yazıyorum. Kitabın adı “İrevan gerçekleri”. İrevan nedir? Ermenistan diye bir şey nereden ortaya çıktı?  Ben kitabımda bu soruları cevaplayacağım.

Eurasia Diary:  Dede babalarınız ermenilerin yaptığı zülmü gördükleri için size ermeni dehşetleri daha yakın. Bunu sizin  daha iyi anlata bileceğinizi düşünüyorum, öyle mi?

Turhan Turgut: Evet, o yıllarda, yani 1918'de den önce İrevan'da hiç bir zaman ermeni çoğunluğu olmadı. Hiç bir zaman! Ermeniler Türklerden her zaman daha azdılar. Bizim o zamanda ermenilerle savaşmak gibi bir sorunumuz olmadı. Ama savaş sonunda Rusya zayıflayınca Ermeniler ortaya çıkıp biz kendi cumhuriyyetimizi kurucağız dediğinde bu sorunlar başladı.  1917'de October (Ekim ) devriminde başladığı zaman  İrevan başı boş kaldı. O zaman ermeniler ve bolşevikler oradaki  Türkleri baskıyla uzaklaştırmağa ve öldürmeğe başladı.

Eurasia Diary: Turhan bey  siz babanızın, amcanızın konuştuklarından bilgilenmişsiniz. Peki, bu bilgileri etrafınızla paylaşıyor musunuz?

Turhan Turgut: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum. Ben sizin gibi, diaspora gibi düşünmüyorum. Şimdi Ermeni meselesini  bizim anlatmamız için , yani dünyanın bunu anlaması için bu için öncesine, köküne bakmak lazım. Benim babalarım 1559'da İrevan'a geldiler. O zaman burada ne rus vardı, ne ermeni vardı.(gülümsüyor) Burası bizim yurdumuz. Ne zaman ki 1827'de Ruslar gelip burayi işgal ettiler,  ne zaman ki Türklerin burada gücü zayıfladı bundan sonra, 1828  Osmanlı ve Rusya  arasında Edirne antlaşmasıyla Rusya tarafından Ermeni nüfusunun yerleşdirilmesi başladı. 1832'de yapılmış Rus istatikleri var. Oraya baktığımızda burada Ermenilerin zaten bir  azınlık olduğunu görüyoruz. Ama istatike baktığımız zaman burada Ermeni nüfuz ve Müslüman olarak geçiyor. İşte yalan buradan başlıyor. O müslüman dedikleri biz Türkleriz. Ama bu akıllı bir Rus oyunudur. Çünki  orada Müslüman olduğu zaman bu Arap da olur, Kürt de olur, başka Müsülman da olur, ama bu Müslümanlar başkaları değil biziz, Türkleriz.

Eurasia Diary: Türkiye'de ne iş yapıyorsunuz?

Turhan Turgut: Ben emekli bir iş adamıyım.  Ben bütün hayatım boyunca yöntecilik yaptım. Üç çok tatlı çoçuğum var. Üç dört senedir emekliyim ve 70 yaşıma geldim. Şimdiyse kitap yazmağı planlıyorum. 


Cavid Ahadov

Gurban Bekirzade

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...