• DüNYA
  • ÇATışMALAR
  • GüVENLIK
  • ANALITIK MERKEZ
  • UZMAN GöRüşü
  • RöPORTAJ
  • JEOPOLITIK
  • ÖZEL RAPORLAR
  • İNSAN HAKLARı
  • EKONOMI
  • DIPLOMASI
  • KüLTüR
  • ÇEVRE
  • SPOR
  • KüTüPHANE
  • EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
1 Haziran, Çarşamba
günün haberi
Fenerbahçe finalde
Yavru fil lağım çukuruna düştü, bu görüntüler ortaya çıktı - VİDEO
Sarraf'ın avukatı: Türk yetkililere rüşvet verdiği iddiası 'absürd'
NATO'dan Baltık ülkeleri ve Polonya'ya 4 bin asker
Erdoğan: Putin'le ilişkimiz iki dost noktasındaydı


Dünyada barışa ulaşmanın 3 temel yolu hangisidir? - Uluslararası Barış Bürosu Genel Sekreteri Colin Archer’le özel röportaj

Eurasia Diary
A- A A+

 Tolerans, yasaları sevme ve silahların yok edilmesi! İşte bu 3 temel hareket dünyada barışı sağlayabilir. Uluslararası Barış Bürosu Genel Sekreteri Colin Archer’e göre, bu 3 ‘sihirli kelime’ izlenilirse tüm dünya istikrara oluşabilir. Çatışmalar önemli ölçüde azalır. Ama bu her zaman olduğu gibi şimdi de yalnız insanların elindedir...

 Uluslararası Barış Bürosu Genel Sekreteri Colin Archer’in Eurasia Diary’e yaptığı açıklamada, barış, insanlık, savaşlar, medyanın rolü ve diğer önemli konularla birlikte, Dağlık Karabağ sorununun çözümü ile ilgili görüşlerini açıkladı.

Eurasia Diary: Savaşsız bir dünya sloganı ile faaliyet yapan örgütün yöneticisi olarak bügünki savaşlar, dondurulmuş ve devam etmekte olan çatışmalarla yüklü dünyanın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Colin Archer: Hiç de dünyanın her yerinde savaş ve çatışmalar baş göstermiyor. Medya her zaman gerçekleri yansıtmamaktadır. Gerçekler biraz farklıdır.

Dünyada çatışma ve savaşsız çok sayıda ülke var. Aktif çarpışmaların mevcut olduğu ülkelerde bile savaş vatandaşların hayatlarının tüm alanlarına etki edemiyor. Medyanın bize sunduğu çatışma, şiddet ve savaşlar hiç de kesin değil. Genellikle, savaşın varlığı mutlak değildir, mutlak olmalı tek şey barıştır.

Ülke genelinde herhangi bir çatışma olduğu zaman biz mahkemelere yüz tutuyoruz. Neden aynı tecrübeyi uluslararası düzeydeki çatışmalara uygulamayalım?! Silahlanma yerine uluslararası mahkemelere yüz tutmalıyız. Bu, Uluslararası Barış Bürosu'nun esas konumudur: - Silahlanmaya karşı uluslararası hukuk!

EurasiaDiary: Çatışma bölgeleri ve çeşitli çatışmalar konusunda yapılan istatistikler  sizi bir barış propagandacısı gibi  dehşete düşürmüyor mu?

Colin Archer: Evet, ne yazık ki, şu anda devam etmekte olan bir takım çatışmalar var. Belirtmek gerekir ki, son 12 ay içinde 10 binden fazla insan ölümü ile sonuçlanan 4 büyük ölçekli aktif çatışma ocağı var. Irak, Suriye, Afganistan ve Nijerya'daki savaşlar en kötü çatışma örnekleridir. Bunun yanı sıra Pakistan, Meksika, Yemen, Güney Sudan ve Ukrayna gibi çatışma bölgeleri var, bunlar da en çok gündemde olan konulardır. Fakat, bu çatışmalar hiç de tüm dünya boyunca savaş alevi almıyor.

Eurasia Diary: Pekçok Nobel Barış Ödülü sahibi olduğu ve bu ödülü alanların çoğunluğunun barış konusunda görüş bildirmemesine rağmen, söz konusu ödülü vermekte amaç nedir? Sizce buna nasıl galip gelmek mümkün?

Colin Archer: Nobel Barış Ödülü kazananlar ödülün ardından pasif olması fikriyle çok da memnun değilim. Örneğin, İran'da insan haklarının savunuculuğu konusundaki katkılarından dolayı Nobel ödülüne layık görülen Şirin Ebadi halen bu alanda faaliyetlerine devam etmektedir. Mayın aleyhine faaliyetler nedeniyle bu ödülü alan Jody Williams dronlara karşı projelere öncülük etmektedir. Hatta, en son Nobel kazanan kişilerden biri Jimmy Carter, Kuzey Kore'nin hidrojen bombası ile ilgili görüşmelerinde aktif yer alarak, herhangi savaşın ortaya çıkmaması için elinden geleni yapıyor.

Bazı insanlar çevreyle ilgili projelerde çalışıyor. Şöyle bir soru ortaya çıkabilir: çevrenin barışla ne ilgisi var? Aslında iklim ve çevre sorunları da doğrudan çatışma ve barışla ilgili konulardır. Göç, mülteciler, gıda eksiklikleri gibi konular da ihtilafın sebepleri olabiliyor. İnsanların bunlar arasında ilişkiden haberdar olmadığı için Nobel ödülünün anlamını anlamakta zorlanıyorlar.

Eurasia Diary: Sürekli gelişim için silahlardan arınma, dolayısıyla silahlara yok demek UBB’nin esas hedefidir. Gelişmekte olan ve gelişmemiş devletlere oranla gelişmiş ülkelerde hızla artan silahlanmanı nasıl açıklardınız?

Colin Archel: Doğru, sorunların büyük çoğunluğu fakir ülkelerde oluşur. Belli ki, fakirlik faktörlerden biridir, fakat çatışma için tek neden değil. Diğer bir neden ise sorunların ömrüdür. Bazı çatışmalar, onları çözecek yönetim sisteminin olmaması veya zayıf olması nedeniyle uzun yıllar devam ediyor. Fakat, dünyada yeterince ülke mevcuttur ki, onlarda savaş var. Gabon, Benin veya Uruguay gibi ülkelere baktığımızda, fakir olmanın savaşın var olduğu anlamına gelmediğini anlıyoruz.

Stockholm'daki bir araştırma merkezinin bu yılki raporuna göre, yıl içinde dünyada askerileşmeye toplam 1 trilyon 700 milyar dolar para harcandı. Bu gösterge hatta soğuk savaş dönemi ile karşılaştırıldığında oldukça yüksek bir rakamdır. Askeri harcamaların artma nedenlerinden biri terör olaylarından sonra ülkede başlanan Teröre Karşı Savaş Stratejisi çerçevesinde silahlanmanın yaygınlaşması oldu. Sırf  bu devletlerde artmakta olan otoriter rejim öğelerine rastlıyoruz.

UBB, insan haklarının, çevrenin korunması, kadınların sosyal hayata daha aktif katılmı ve gençler arasında işsizliğin ortadan kaldırılması için çalışıyor.

EurasiaDiary: Dağlık Karabağ sorununun çözümü konusunda neler düşünüyorsunuz? Nisan ayında Azerbaycan ve Ermenistan silahlı kuvvetlerinin temas hattı boyunca sorunun gerginleşmesini ve son görüşmeler sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Colin Archer: Karabağ sorununun çözümü sonsuz görünebilir. Nisan ayı başında sorunun daha da alevlendiğine tanık olduk. Karabağ sorununun kendisi olmasa da çözümü Kuzey İrlanda örneği olarak görülebilir. Yani, Kuzey İrlanda sorununda diplomasinin başarısına şahit olduk. Konu şu ki, çoğu zaman politikacılar açık diyalogdan boyun kaçırıyor. Çünkü açıkça karşı tarafla görüşmelere ve uzlaşmaya giden politikacı ülke genelinde olumsuz karşılanmaktadır. Sorunun diplomatik yolla çözümünde sivil toplumun da rolü büyüktür. Yani, işte sivil toplum bu konuda konuşmalı. Problemi karşı tarafla diplomasi yoluyla çözmekten kaçınmamak gerek. Sivil toplum, bazen politikacıların yapamadığını gerçekleştirip karşı tarafla diyaloga geçebilir. Bunun üzerine, politikacılar de sivil toplum kuruluşları ile birlikte barış ve güvenliğin sağlanmasını başaracaktır.

Muhabir: Fatma Elekberova  #Eurasia Diary #exclusive

Colin Archer - 1990 yılından beri Uluslararası Barış Bürosu'nun (IPB) Genel Sekreteri’dir. Barış Bürosu 1891 yılında kuruldu ve faaliyetlerini barışa ulaşmak, barışın  muhafaza edilmesine adadı. 1910 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen UBB, şu anda 300'den fazla üye örgütle işbirliği yapıyor. Etkinliği döneminde UBB , ülkelerde askeri harcamaların azaltılması, bu malzemelerin gıda, eğitim, sağlık, işsizliğin giderilmesi ve çevrenin korunması amacıyla kullanılması için çalıştı.