• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
27 Ocak, Cuma


Ahmet Sözen: Rusya'nın barış görüşmelerine engel olma gücü kalmaz - Özel

Röportaj

A- A A+

Doğu Akdeniz Üniversitesinin profesörü ve Kıbrıs sorunu üzerinde siyasi uzman Ahmet Sözen, Eurasia Diary'e Cenevre'de Kıbrıs konusunda yapılan görüşmeler hakkında röportaj verdi. 12-19 Ocak'ta İsviçre'nin Cenevre kentinde Kıbrıs sorununun çözülmesi için görüşmeler yapıldı. Görüşmelerde önemli konular ele alındı.

Eurasia Diary: Kıbrıs sorununda önemli konular Türk ve Yunan tarafı arasında toprak paylaşımı sorunu, yönetim yetkilerinin paylaşımı ve güvenliğin garantisidir. Sizce, ne için her iki taraf bu konuların çözümlenmesinde 40 yıldır anlaşmaya varamıyorlar?

Ahmet Sözen: Yunan ve Türk tarafı arasında görüşmeler 1968 yılından başlaymıştır. Fakat her iki taraf 1974 yılından sonra Kıbrıs sorununa federal devlet ilkelerine dayalı çözüm bulmak konusunda anlaşmışlardır. Federal devlet arazi bölünmesi gibi iki bölgeden ve anayasa kurallarına göre ise iki devletten oluşacağı varsayılıyor. Fakat 40 senedir görüşmelerden sonuç alınamıyor. Sorunun çözülmemesinin önemli nedenlerinden biri de Yunan tarafının federal devlet ilkelerini kabul etmeye hazır olmamasıdır. Diğer yandan, Yunan tarafı Türkler tarafı ile idare etme yetkilerini eşit bölmek niyetinde değil. 2004 yılında Kıbrıs’ta geçirilmiş referandumun sonuçlarından sonra BM eski Genel Sekreteri Coffee Annan Güvenlik Konseyi'nde Kıbrıs sorununun o zaman çözülebileceğini açıkladı. Bu yolla Yunan tarafı federatif şekilde Türk tarafı ile kontrol yetkilerini paylaşabilir.

Eurasia Diary: Sizce Kıbrıs'ın iki taraf arasında arazi bölümünün belirlenmesini BM kendi üzerine alabilir mi?

Ahmet Sözen: Bunu belirteyim, BM Türk ve Yunan tarafı arasında arazi bölümünün belirlenmesi üzerinde çalıştı. BM'nin iki eski Genel Sekreteri -Butros Ghali 1992 yılında ve Coffee Annan 2004 yılında iki taraf arasında arazi tartışmalarını çözmeye çalıştı. Fakat, sorunun çözümünü üçüncü taraftan beklemek gerekmez. İki taraf kendi aralarında arazi ayrımını ayarlamak konusunda anlaşmalıdır. İki tarafın uzlaşması daha yararlı olur.

Eurasia Diary: Kıbrıs sorununun çözümünde arabuluculuk yapan Türkiye, Yunanistan ve İngiltere görüşmelerde henüz anlaşmaya varamadılar. Bunun nedeni nedir?

Ahmet Sözen: Birincisi, üç devlet - Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık görüşmelerde o kadar da önemli bir rol oynamıyor. Örneğin, 2002-2004 yılları arasında Kıbrıs sorunu ile ilgili görüşmelere BM eski Genel Sekreteri Coffee Annan tarafından yönetiliyordu. Belirtim ki, 1960 yılında hazırlanan Kıbrıs'ın anayasasının sürdürülmesi sadece, Yunan ve Türk tarafından yok, ayrıca bu üç devlet tarafından da anlaşmaya varılmıştır.

İkincisi, 2008 yılından bu yana Kıbrıs sorununun çözümünde "güvenlik ve üç devletin aracılık etmesi" meselesi Yunan ve Türk tarafı arasında yapılan görüşmelerin çoğunu uğursuzluğa düşürdü. Görüşmelerin sekteye uğraması her iki tarafın bölgeyle ilgili iç meselelerde anlaşmaya varılmasına uzun zaman imkân vermedi. Sadece 2016 yılı Aralık ayında Türk ve Yunan tarafın liderleri bölgeyle ilgili iç meselelerde anlaşmaya gelmeleri hakkında beyanat verdiler. Kıbrıs sorununda güvenlik meselesinin çözümü ise üç arabulucu devlet-Yunanistan, Türkiye ve İngiltere tarafından yükümlülük alınmıştır.

Eurasia Diary: Bazı siyasi uzmanlar düşünüyorlar ki, Kıbrıs sorununun çözümü Rusya’yı ilgilendirmiyor. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Ahmet Sözen: Bunu düşünenler Rusya'nın Kıbrıs sorununda rolünü gözden geçirmelidir. Rusya, Kıbrıs sorununun federal yolla çözümünü destekler. Son zamanlarda, bazı gözlemciler diyorlar ki, Kıbrıs sorunu konusunda Rusya'nın dediği ile yaptıkları arasında uyumsuzluk var. Öte yandan Rusya, Kıbrıs sorunu ile ilgili görüşmelerde arabulucu ülke değil. Masadaki görüşmelerde Kıbrıs'ın Yunan ve Türk tarafı, üç devlet - Yunanistan, Türkiye ve İngiltere esas rol oynamakta. Eğer bu beşlik herkesi memnun edecek bir çözüm bulabilirse, inanıyorum ki, Rusya'nın barış görüşmeleri sürecine engel çıkaracak gücü kalmaz.


Yunis Abdullayev / Eurasia Diary

 

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...