• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
23 Ekim,


Çin, Filipinler'in Güney Çin Denizi’yle ilgili tahkim davasını reddetti

Eurasia Diary
A- A A+

Çin, Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik hakları için Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nde görülen davada yarın çıkacak olası bir kararı kabul etmeyeceklerini açıkladı

Eski Çin Devlet Konseyi Üyesi Dai Bingguo, 12 Temmuz’da ilan edilecek Güney Çin Denizi sorununa dair tahkim kararının yalnızca kâğıt üzerinde kalacağını, Çin’in toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda üçüncü bir taraftan gelen kararı asla tanımayacağını söyledi.

Çin Renmin Üniversitesi Chongyang Finans Araştırma Akademisi ve Carnegie Uluslararası Barışa Destek Kurumu dün Washington’da “Çin-ABD Düşünce Kuruluşları Güney Çin Denizi Diyalogu”nu düzenledi.

Eski Çin Devlet Konseyi Üyesi Dai Bingguo, diyalogun açılışında yaptığı konuşmada tahkim kararının kâğıt üzerinde kalacağını, Çin’in söz konusu kararı kabul etmeyeceğini belirtti. Dai Bingguo, son dönemde durulması beklenen Güney Çin Denizi sorunun daha da şiddetlendiğini ifade ederek, şunları söyledi:
“Güney Çin Denizi ile ilgili haberlerde ve yorumlarda bölgedeki durumun belli bir açıdan ve kısmen anlatıldığı dikkatimi çekti. Bu haberler ve yorumlar, Güney Çin Denizi sorununun tamamını yansıtmıyor. Böyle kritik bir uluslararası mesele ele alınırken, olayın kaynağı ve gidişatı gerçekler temelinde incelenirse doğru bir sonuca ulaşılabilir.”

"GÜNEY ÇİN ADALARINI İLK ÇİNLİLER KEŞFETTİ"

Güney Çin Denizi’ndeki adaları en erken fark eden, adlandıran ve işletenlerin Çin vatandaşları olduğunu dile getiren Dai, bölgede egemenlik haklarını yine en erken Çin hükümetinin aldığına, bunun Çin’in ve birçok Batılı ülkelerin tarihi kayıtlarıyla ispatlanabildiğine dikkat çekti. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Nansha adalarının Çin’e iade edildiğini belirten Dai, ABD’nin öteden beri Çin’in Nansha adaları üzerindeki egemenlik haklarına saygı gösterdiğini ifade etti.

Geçen onlarca yılda Güney Çin Denizi bölgesinde istikrarın korunduğuna ve Güneydoğu Asya’nın hızla kalkındığına işaret eden Dai Bingguo, bunun, Çin ve ilgili ülkelerin uluslararası topluma yaptığı önemli bir katkı olduğunu belirtti. Güney Çin Denizi’nde bazı anlaşmazlıklar yaşansa da Çin’in bu sorunu ikili müzakere yoluyla ve barışçı şekilde çözme politikasını değiştirmediğini vurgulayan Dai Bingguo, görüşlerini şöyle ifade etti:

“Bilindiği gibi, anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp ortaklaşa kalkınma önerisini ilk ortaya koyan Çin hükümeti, anlaşmazlıkların istişare yoluyla ve barışçı şekilde çözülmesinde ısrar ediyor. Ortak kazanç sağlanmasından yana olan Çin hükümeti, Güney Çin Denizi’nde seyrüsefer serbestisi ile barış ve istikrarı korumaya çalışıyor. Bu, Çin’in Güney Çin Denizi sorununa ilişkin temel politikası ve taahhüdüdür.”

Filipinler’in anlaşmazlığı tek taraflı olarak Lahey Uluslararası Tahkim Mahkemesi’ne taşımasının, Çin ile vardığı bir dizi ikili anlaşmayı ve “Birleşmiş Milletler Deniz Antlaşması”nda yer alan ilgili maddeleri ihlal ettiğinin altını çizen Dai, sözlerine şöyle devam etti:

“Yakın çağ boyunca Çin, hegemonyacılık ve güç politikasından zarar gören bir ülke oldu. Çinliler yıllarca Batı ülkelerinden gördükleri baskıyı ve zulmü hafızalarında hâlâ taptaze tutuyorlar. Çin’in toprak bütünlüğü ve egemenlik hakkı hususunda kendi kaderini kendi elinde sıkıca tutmasının bir nedeni de budur. Bu yüzden Çin, bu konuda herhangi bir üçüncü tarafın müdahalesini kesinlikle kabul etmeyecektir.”

ABD'Lİ UZMANLAR KARARIN ETKİSİZ OLACAĞI GÖRÜŞÜNDE

Diyaloga katılan Çinli ve ABD’li uzmanlar ise Güney Çin Denizi sorununun tahkim mahkemesine taşınmasıyla birlikte daha çok dikkat çektiği görüşünde. Nanjing Üniversitesi Güney Çin Denizi Araştırma ve İnovasyon Merkezi Başkanı Zhu Feng ve Carneige Uluslararası Barışa Destek Kurumu kıdemli uzmanı Michael Swaine, tahkim mahkemesinin alacağı kararın Güney Çin Denizi durumunda önemli değişiklik yaratmayacağını belirtti.

Uluslararası düzende herhangi bir mahkeme kararının olumlu ve önemli bir sonuç getirmesi gerektiğini ve bu sonucun yine ilgili egemen ülkenin dostça bir atmosfer yaratıp yaratamayacağına da bağlı olduğunu söyleyen Feng Zhu, kararın taraflar arası müzakere yolunu açabileceğini dile getirdi. Feng Zhu, müzakere olmadığı takdirde iyi bir mahkeme kararının bile somut bir şekilde uygulanamayacağına dikkat çekti.

Carneige Uluslararası Barışa Destek Kurumu Başkan Yardımcısı Douglas Paal, tarafların bölgedeki tansiyonu düşürmek için çaba göstermesi gerektiğini söyleyerek, ABD ile Çin’in Güney Çin Denizi sorunu konusunda yapacağı çok iş olduğunu kaydetti. Paal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“12 Temmuz’da tahkim mahkemesinin son saatlerinin dönüm noktası olarak görüldüğünü düşünüyorum. Diplomatik çabalar tarafların sakinleşmesi için yeterli olacak, anlaşmazlıklar işbirliğine, düşmanlıklar fırsatlara dönüşecek.”

MEDYA OLAYLARI KISMEN YANSITIYOR

ABD Deniz Harp Akademisi Dil ve Edebiyat Bölümü Başkan Yardımcısı Brandan S. Bulvaney, Çin ve ABD’nin, özellikle iki ülkenin ordularının karşılıklı iletişim ve işbirliğini ilerlettiğini, ancak bu çabaların medyanın odağı haline gelmediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Özetle, iki ülke arasındaki ilişkiler, özellikle orduları arasındaki ilişkiler büyük bir gelişme kaydetti. Güney Çin Denizi sorunu temel odak noktası olmayı sürdürebilir, ancak bizim işbirliği ve daha iyi ilişkiler kurmak için yaptığımız çalışmaları gölgede bırakmamalı. Umut ediyorum ki, birtakım mekanizmalar aracılığıyla Güney Çin Denizi’nde atmosferi yumuşatabiliriz. Tek istediğim daha çok kişiye olumlu mesaj iletebilmek ve karar sonrası oluşabilecek gerginliği çözebilmektir.”

ÇİN'DEN ABD'YE UYARI

Bu arada Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ABD'ye Çin'in bölgesel egemenlik ve güvenlik çıkarlarına karşı eylemlerden kaçınması çağrısında bulundu.

Şinhua ajansının haberine göre, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, yaptıkları telefon görüşmesinde, tartışmalı Güney Çin Denizi meselesini ele aldı.
Görüşmede Vang, ABD tarafına Güney Çin Denizi'ndeki ilgili egemenlik tartışmalarına taraf olmaması ve eylem ve söylemlerinde temkinli olmasının yanı sıra Çin'in bölgesel egemenlik ve güvenlik çıkarlarına karşı eylemlerden kaçınması çağrısında bulundu. Vang, iki ülkenin daha çok işbirliğine odaklanması gerektiğine işaret etti.

Filipinler'in bölgedeki egemenlik hakları üzerine Çin'e karşı Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nde görülen dava ve 12 Temmuz'da açıklanması beklenen karara ilişkin Vang, ilgili davaya taraf olmadıklarını, çıkacak olası bir kararı kabul etmeyeceklerini ve kararın da yasal bağlayıcılığı olmayacağını vurguladı.

Kerry de Güney Çin Denizi meselesinde ilgili tahkim durumu konusunda Çin'in duruşunu anlayışla karşıladıklarını belirterek bölgede egemenlik sorununa müdahil tarafların itidalli olması gerektiğini ifade etti.

Güney Çin Denizi'nde barış ve istikrarın korunması noktasında Çin ve ABD'nin ortak çıkarlar paylaştığını söyleyen Kerry, bölge ülkelerinin, anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözümü için çaba sarf etmesini desteklediklerini kaydetti.

ÇİN: TAHKİM DAVASINI KABUL ETMİYORUZ

Öte yandan Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Liu Zhenmin’de , Filipinler’in tek taraflı olarak Güney Çin Denizi sorununu tahkim mahkemesine taşımasını reddetmesinin uluslararası hukuka uyduğunu söyledi. Liu Zhenmin, “Qiushi” dergisinde yayımladığı makalede, Filipinler’in söz konusu girişimini “eski düzeni değiştiremeyen, yeni bir gelecek de yaratamayan siyasi saçmalık” olarak niteledi.

Bakan Yardımcısı, Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki egemenliği ve ilgili haklarının uzun bir tarihi dönemde oluştuğunu ve Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuk Sözleşmesi’nin aralarında bulunduğu uluslararası yasalar tarafından korunduğunu belirtti.

Bu nedenle Çin’in Filipinler’in tahkim davasını asla kabul etmediğini yineleyen Liu Zhenmin, uluslararası toplumun bir üyesi olarak Çin’in BM Tüzüğü gereğince anlaşmazlıkların diyalog ve müzakere yollarıyla çözümünü desteklediğini kaydetti.

Çin’in her zaman olduğu gibi BM Tüzüğü’nde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyi sürdüreceğini hatırlatan Liu Zhenmin, tahkim mahkemesinin Güney Çin Denizi konusunda yargı hakkının bulunmadığını, dolayısıyla alacağı kararın Çin’in bölgedeki egemenliği ve ilgili haklarını etkilemeyeceğini vurguladı.

 

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye