• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
20 Haziran, Pazartesi


Rus Büyükelçi Karlov, Beştepe'de iftarda

Eurasia Diary
A- A A+

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyükelçiler ve DEİK İş Konseyi başkanları ile biraraya geldiği iftar yemeğine Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov da katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda büyükelçiler ve DEİK İş Konseyi Başkanları ile iftarda bir araya geldi. İftara, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov da iştirak etti.

Erdoğan burada yaptığı konuşmada, teröre karşı ortak tavır vurgusu yaparak, "Bütün Ortadoğu ve İslam dünyası kritik, zor bir dönemden geçiyor. İşgal altındaki Filistin halkı büyük zorluklarla yaşamaya devam ediyor. Türkiye'de, Fransa'da, Amerika'da yaşanan terör olayları yüzünden yüzlerce masum insan hayatını kaybetti. Dünyanın pek çok yerinde inançlarından, kökenlerinden dolayı insanlar sonu ölümle ile biten ölümlere eziyetlere maruz kalıyorlar. Siz değerli büyükelçilerimiz, işadamlarımız ile bir araya gelmemiz gündemimizde aslında bunlar olmamalıydı. Sahillerimize vuran Aylan bebeğin görüntüsünü insanlık çok çabuk unuttu. Terörizme karşı ortak tavır içinde olmamız gerekiyor. Büyükelçilerin huzurunda tüm dünyaya sesleniyorum; insanlığımıza hep birlikte sahip çıkalım, teröriste kökenine ve inancına bakmaksızın karşı duralım" açıklamasında bulundu.

'BM'NİN YENİDEN İNŞA EDİLMESİ GEREKİYOR'

Birleşmiş Milletler özellikle de Güvenlik Konseyi'nin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Birleşmiş Milletler özellikle de Güvenlik Konseyi sağlıklı çalışmıyor. İnsanların, toplumların sorunlarına çözüm üretmeyen bir uluslararası kuruluş bir süre sonra etkisini yitirmeye mahkumdur. Bir sorun var. Bu sorunu süratle çözmemiz gerekiyor. Aksi takdirde herkes kendi başının çaresine bakmaya mecbur kalacaktır. Asıl büyük kriz de o zaman başlayacaktır. 'Dünya beşten büyüktür' diyorum. Dünyayı 196 ülkeyi beş ülkenin dudakları arasına mahkum edemeyiz. Hattata hatta bir ülkenin dudakları arasına mahkum edemeyiz. 1 milyar 700 milyon Müslüman'ın olduğu dünyada, halkı Müslüman olan bir ülke Güvenlik Konseyi'nde yok. Böyle adalet olur mu? Böyle bir Güvenlik Konseyi'nden adalet çıkar mı? Tüm inanç gruplarının temsil edildiği Güvenlik Konseyi'nin olması gerekir. Geçici değil daimi üye olmalı. Bu temsil yetkisi geldikçe, diyecektir ki; ben de adamım be. Beni, de adam yerine koydular, ben de burada varım, bir temsil yetkim var, söz söylüyorum diyecek. Artık dünya 1. Dünya Savaşı'nın şartlarında yaşamıyor. Bu güncellemeyi yapmadığımızda dünya şu anda yaşadığı zulme aynen mahkum olmaya devam edecektir. Güçlü olanın değil haklı olanın, zalimin değil mazlumun hukukunu koruyacak bir uluslararası güvenlik sistemini derhal oluşturup işler hale getirmeliyiz" ifadelerini kullandı.

'VİZE SERBESTİSİ SÜRECİ BİTME NOKTASINDA'

Erdoğan, vize serbestisine ilişkin, "Bir taraftan AB'ye tam üyelik müzakerelerini yürütürken diğer taraftan mülteci sorununa çözüm bulmak için de gayret gösteriyoruz. Terör ile mücadele kapasitesini zaafa uğratacak hiçbir adımı atmamız elbette mümkün değildir. Vize serbestesi için gerekli adımları biz sürdürdük. Aslında bitme noktasında. Bu konuda Türkiye'nin terör ile mücadele hasiyetlerini de gözeten olumlu bir netice alacağımıza ben inanıyorum" diye konuştu.

'TERÖRİSTLER KOORDİNATLARI VERECEKLER, BAŞKA ÇIKIŞI YOK'

Terörle mücadeleye de değinen Erdoğan, "Terörizme karşı sonuna kadar mücadele edilecek. Bu teröristler ya silahlarını gömecek betonu dökecekler. Koordinatlarını verecekler. Bunları yapmıyorlarsa bu ülkeyi terk edip gidecekler. Başka çıkışı yok" dedi.

'FAİZİN ZULMÜ ALTINA İNİM İNİM İNLEYEN ÜLKELER BİLİYORUM, BAŞTA DA KENDİ ÜLKEM'

Faizin ekonomiye olan etkisine değinen Erdoğan, "Ekonomik uçurumları kapatmadan beşeri dalgalanmaların önüne geçemeyiz. Faizin zulmü altına inim inim inleyen ülkeler biliyorum. Başta da kendi ülkem olmak üzere bundan da kurtulmamız lazım. Faiz yatırımcı için teşvik aracı olacaksa anlamlıdır. Teşvik aracı olamayacaksa zulüm aracı olur yatırımcı için. ABD'de faiz oranı 0.50. Bizde komisyonu ile falan baktığınızda 15,16, 17. Burada yatırım olur mu? Yatırım olsa dahi burada sıkıntı var. Ayakları üzerinde duramayana yatırımcılar. Bu konuda hükümetimiz ile mutabakatımız var inşallah bunu süratle çözeceğiz. İşadamlarımız yanında büyükelçilerimize de sesleniyorum sizleri önemli bir köprü olarak görüyorum Türkiye ile olan ilişkilerde. Bu ilişkilerin artması gerekiyor. DEİK kadar büyükelçilerin de sorumlulukları var. Sürenizi lütfen buradaki güzellikler için değil firmalar ile ilişkileri de arttırın" diye konuştu.

'MEZHEPÇİLİĞİ ASLA KABUL ETMİYORUZ, TÜRKİYE AĞIRLIKLI OLARAK SUNNİ'DİR'

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "AB ile göçmen sorununa çözüm bulmak için görüşmeleri sürdürüyoruz ama terörle mücadelemizi sekteye uğratamayız. Müslüman ülkeler kendi sorunlarını çözebilmek için çok çalışmalı. 3 tehlikeye karşı bizim çok akıllı, dikkatli olmamız gerekiyor. Mezhepçiliği asla kabul etmiyoruz. Türkiye ağırlıklı olarak Sunni'dir. Sunniliği asla tabulaştırmayız. Ne Sunni'nin ne de Şia'nın birbirine üstünlüğü var. Müslümanlar, mezhepçiliğe, ırkçılığa ve terörizme karşı çalışmak zorundadır."