• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
14 Ocak, Cumartesi


Karabağlar Mozolesi'nin sırları - Tarih konuşuyor - Özel

Kültür

A- A A+

Babam mimar olduğundan çocukluktan mimari anıtlar hakkında tarihi hikâyeleri, onların geometrik yapısı hakkında çok duydum. Hakkında duyduklarım tarihi yapıtlardan biride Karabağlar mozoleye kendine özgü muhteşem yapısı ve içinde gizlenen anlamları ile hep dikkatimi çekti. 2013 yılında İçerişehir Geleneksel Sanat Merkezi aracılığıyla Nahçıvan'a iş amacıyla gittiğim seferim zamanı bu abideye baş çeke bildim. Bu tarihi mimari ve kültür incisini görmek, onun kalıntılarına ellerimle dokunmak ve zamanla duvarlardan kopup yere düşen seramik kırıntılarını toplayıp analiz etmek bana çocuklukta babamdan duyduklarımı hatırlattı. Karabağlar Mozolesi'nin adı Nahçıvan'da Kengerli ilçesinin Karabağlar köyünün adı ile aynıdır.

Anıtın inşa tarihinin 14. yüzyıl olduğu düşünülmektedir. Anıt İlhani hükümdarı Hülagü Han'ın eşinin şerefine inşa edilip, bu yüzden bazı kaynaklarda anıtın adı Guti abidesi olarak yazılıyor. Zaten anıtın üzerindeki Guti Hanım'ın adına olan yazılar da bu varsayımın gerçekliğini kanıtlıyor.

Mozoleden 29 metre uzaklıkta 12. yüzyılın sonu, 13. yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin edilen iki minare var. Yerel nüfusun dediğine göre bu minarelerden biri yanında duran kız ve erkek sembolüdür. İslam dininde insan resim çekmek yasak olunduğundan, insanlar kendi sevdiklerinin şerefine anıtlar yaptırmışlar.

Bu mavzoley de benzer tipli diğer anıtlar gibi alt ve üst bölümden oluşur, alt bölüm gömülen vücut- insanın fiziksel varlığı için, üst kısım insanın manevi varlığı, ruhu içindir.

Bu nedenle alt kısım basit taş platformdan, üst kısım insan ruhunun üstünlüğünü göstermek için daha karmaşık ve süslü desenlerden yapılmış. Bu da anıtın insan bedeni ve ruhu ile ilişkili olduğunu göstermektedir.

Binanın yüzü iki farklı renkte tuğla ve desene benzer elyazmaları ile kaplıdır. Elyazmaları Arapça olduğundan binanın tüm örtüsünü kapsayan nebati desene benziyor.

"La Ilaha Illalah, Muhammadur Rasulullah Sallalahi Ali"

Tarih boyunca Karabağlar anıtına çeşitli ülkelerden turistler ve tarihçiler sefer etmişler, tarihi olayları ortaya çıkarmak amacıyla, anıtın her detayını dikkatle inceleyip onda gizlenen anlamları incelemeye çalışmışlardır. Rivayete göre Türk gezgini Evliya Çelebi de Nahçıvan'a seferinde yolunu bu abidenin yanından saldı. Hatta mabedin bir yüzünde yazılan aşağıdaki sözlerin onun söylediği tahmin edilmektedir:

"Ya Maliki Kahhar, hükümdar da divan tutmak olur"

"Hey Maliki Kahhar, hükümdar misillemeye maruz kalabilir"

Metnin tamamını BU LİNKTEN okuya bilirsiniz.

Türkan Devricova

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...