• EN
  • RU
  • TR
  • عربي
  • AZ
6 Ocak, Cuma


Taliban'dan sonra Afganistan'da neler yaşanıyor? - Özel

Analitik Merkez

A- A A+

11 Eylül 2001 yılı tüm dünya, özellikle de, ABD ve Afganların en kara günlerinden biridir. Bu tarih Afganistan vatandaşlarına 11 Eylül - korkunç Taliban terörü nedeniyle ABD'nin ülkeye ordusunu yolladığı gün olarak hatırlanıyor.

Taliban, Afganistan’da iktidardan gittikten sonra geçici yönetim kendisiyle demokrasi ve özgürlük getirdi. Böylece, insanlar geleceğe daha umutla bağlandı.

Taliban’ın radikal İslam düşüncesi ve İslam kanunlarının yüksek olduğu hakimiyeti kadınları neredeyse tüm sivil haklarından mahrum etmişti. Evlerde dört duvara mahkum edilen kadınlar sadece İslam kanunlarına uygun şekilde çalışabilir ve yaşayabilirdi. Radikal ve etnik milliyetçiliğin Afganistan sosyal yaşamının tüm alanlarını kaplayan siyah gölgesi yerel kamuoyunu demokratik değerlerden hemen hemen habersiz bırakmıştı.

Fakat, ABD'nin 2007 yılı Ekim ayında Afganistan'a müdahalesi Afganlara  umut verdi. O gün insanlar için radikal iktidarın zulmünden ve korkusundan kurtulmak, yeni sosyal hakların başlangıcı oldu.

İlk kez kadınlar tarafından beğenilerek kabul edilen yeni anayasa siyasi, kültürel ve toplumsal yaşamda rolünü büyüttü. Bugün parlamentonun 25, senato ve eyalet konseylerinin yüzde 29’unu kadınlar yönetiyor.

Taliblere saldırılardan sonra sosyal medyanın oluşumu önemli değişikliklerden biri oldu. Şu anda Afganistan'da 50 bağımsız televizyon kanalı, 300 yayın kitle iletişim aracı, 100'den fazla radyo faaliyet gösteriyor. Aslında, söz ve fikir özgürlüğüne ulaşmak Afganistan siyasi sisteminde en önemli atılımlar oldu.

Bunların yanı sıra, kadınların yönetimi ile insan hakları komisyonunun oluşturulması sonraki takdire şayan siyasi adım oldu. Sivil toplumun kadın ve erkek aktivistlerle oluşumu, tüm bunların sonucu olarak ise sosyal ve edebi faaliyet için uygun ortamın oluşması insanları geleceğe daha umutla bakmasına neden oldu. Bu dönemde farklı konularda yüzlerce kitap yayınlandı.

ABD'nin ve Batı’nın desteği ile Taliblerin kapalı ve aşırı rejiminin demokratik sisteme değişmesi Afgan halkını büyük anlamda etkiledi. Afgan halkı, büyük savaştan sonra kendini tamamen emniyette hissetti.

On yıl içinde ülke büyük gelişme kaydetti. Güvenlik önlemleri nedeniyle binlerce yabancı askerin Afganistan'a getirilmesi yatırımcıların da ülkeye yatırım yapmasına neden oldu. Belki de bu on yıl Afgan halkının hafızasında en akılda kalan eylemlerden biri olacak.

Hamid Karzai yönetiminin sonunda ise, Taliban yeniden büyük toprakları istila etti, insanların kabusuna dönüştü.

Cumhurbaşkanı Muhammed Eşref Gani, hakimiyeti döneminde Taliban’a karşı kararlılıkla mücadele yürüteceğini ve Afganistan topraklarının güvenliğini sağlayacağını açıkladı. Artık çok uluslu birlik kuvvetlerinin oluşmasından bir yıl geçti, ancak, belirsizliğin büyük dalgası Afganistan topraklarında yayılıyor. Taliban ve IŞİD gibi radikal terör örgütleri Afganistan'ın en güvenli olarak kabul edilen şehirlerinde bile rahatlıkla kanlı saldırılar gerçekleştirebiliyor.

Aslında, Afganistan'ın kuzeyi en güvenli olarak kabul edilen bölgeydi. Taliban tarafından işgal edilen Kunduz, teröristlerin Afganistan'ın Badakşan, Belh, Faryab, Sari-Pol, Cauzcan gibi diğer eyaletlerini etki altına almaları için ülkenin kuzeyindeki anahtar eyalet. Uzmanlar, hükümetin terör örgütleriyle kararlı şekilde mücadele etmeyeceği ve zayıflık göstereceği taktirde söz konusu eyaletler de terör örgütlerinin kontrolüne geçecek.

Artık Afganistan'da ABD ve diğer NATO ülkelerinin çokuluslu kuvvetleri Talibana karşı eskiden planlanan saldırı operasyonuna başladı. Resmi verilere göre, koalisyon güçleri teröristlerin kontrolündeki bölgelerde hızla ilerliyor. Fakat, anketler gösteriyor ki, Afgan nüfusunun yüzde 80'i çokuluslu güçlerin faaliyetlerini beğenmiyor.

Karzai, hiçbir altyapıya sahip olmayan ülkede yeni bir hayat kurdu. Enkazdan başka hiçbir şey olmayan arazilerde ülke yaratan insandan bahsediyoruz. İlçe ve uzak eyaletlerde bile kız çocuklarının rahatlıkla eğitim alabileceği okullar, yeni köy ve kasabalar yapıldı.

Karzai, Afganistan tarihine iktidarın miras olarak bıraktığı en zayıf lider olarak yazılabilir. Fakat, halkın kaynaklarını halk için kullanılır eden, gönüllü hizmete hazır özgür orduya sahip Karzai yönetimi Afganistan tarihine altın harflerle kazınmış olundu.

Mevcut iktidar gençlerin ve eğitimli kesimin kamu desteği olmadan daha da zayıflayacak. Ülkenin düştüğü ekonomik ve sosyal kayıplar ise, bir bütün olarak iç ve dış siyaseti istila edecek.

Peki barış olacak mı? Bu soru herkesi derin düşündürüyor. Çünkü, ülkede barış olmuyorsa, hiçbir şeye ulaşılmamıştır. Herkes anlamalıdır ki, ülkeye katkıda verecek yegane amil barıştır.


Yaşar Reşit

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...